MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 16/03/2016 tarih, 2015/32867 Esas - 2016/7790 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte borçlu vekilince icra mahkemesine yapılan başvuruda meskeniyet şikayetinde bulunulması üzerine mahkemece istemin süresinde olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine dair verilen kararın Dairemizce onandığı görülmektedir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması zorunludur.
Somut olayda borçlunun, ödeme emri tebliği üzerine 13.05.2005 tarihinde vekili Av. ... aracılığı ile mal beyanında bulunduğu, adı geçen vekilin vekaletnamesinin 16.05.2005 günü dosyaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, yukarıda açıklanan maddeler gereğince, takip dosyasındaki tebligatların dosyada vekaletnamesi bulunan vekile tebliği gerekir. Emredici nitelikteki bu düzenlemelerden kaynaklanan yasal zorunluluğa aykırı olarak, vekili varken asile gönderilen 103 davetiyesi ve kıymet takdirine ilişkin tebligatlar yok hükmünde olup sonuç doğurmaz. Şu hale göre, vekil ile takip edilen işlerde vekile tebligat zorunlu olduğundan asile yapılan tebligatların usulüne uygun olup olmaması da sonuca etkili değildir.
Kaldı ki takip dosyasında devam eden işlerde kıymet takdirine ilişkin tebligat da borçlunun vekiline 26.11.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.
O halde mahkemece, 01.12.2014 günü icra mahkemesine yapılan başvurunun süresinde olduğu kabul edilerek işin esasının incelenmesi yerine, süresinde olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup; mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla, borçlunun karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 16/03/2016 tarih, 2015/32867 Esas - 2016/7790 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 29/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy