MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 05/11/2015 tarih, 2015/16066 Esas - 2015/26942 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlular vekili icra mahkemesine başvurusunda, takip dayanağı bononun kullanılan krediye karşılık teminat olarak verildiğini ileri sürerek borca itiraz etmiş, mahkemece borca itirazın reddine karar verilmiştir.
Alacaklı vekilinin 26.02.2015 havale tarihli beyan dilekçesinde “ ... takibe konu bononun belirlenen risk bakiyesini ihtiva ettiği, imzaladıkları genel kredi sözleşmesi gereği söz konusu kredinin geri ödenmesini temin etmek maksadıyla verilen bono ... ” olduğu belirtilerek takip dayanağı bononun kullanılan krediye karşılık borçlulardan kredinin geri ödenmesinin teminatı olarak alındığı açıkça kabul edilmektedir.
Bir bononun teminat olarak verildiğinin kabulü için, o bono üzerinde teminat ibaresinin bulunması zorunluluğu yoktur. Kaldı ki, bono üzerindeki teminat ibaresi neyin teminatı olduğunun ayrıca açıklanmadığı sürece bononun başlı başına teminat bonosu olduğunu göstermez. Diğer yandan teminat iddiasının kabulü için bu hususun taraflarca ayrı bir sözleşmede belirtilmesi de zorunlu değildir. Somut olayda alacaklının dayanak bononun teminat olarak alındığı yönündeki kabulü mahkemeyi bağlar.
Bu durum karşısında, takibe konu edilen bononun söz konusu borçlular ile alacaklı arasındaki kredi sözleşmesinin teminatı olarak alacaklı tarafından borçludan alındığının ve bononun kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediğinin kabulü gerekir.
O halde, alacağın tahsilinin gerekip gerekmediği yargılama yapılmasını zorunlu kıldığından mahkemece borca itirazın kabulü ile İİK'nun 169/a-5. maddesi uyarınca takibin borçlular yönünden durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm kurulması isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla borçlular vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Borçluların karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 05.11.2015 tarih ve 2015/16066 E., 2015/26942 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 14/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy