MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi tarafından 22.06.2015 günü icra mahkemesine yapılan başvuruda, 18 parselde kayıtlı 3 nolu bağımsız bölüme ilişkin ihalenin feshinin talep edildiği, mahkemece işin esası incelenerek istemin reddi ile birlikte şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 134/2. maddesinde; “İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yoluyla ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, ihalenin feshini isteme süresi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 281. maddesindeki (mülga 818 sayılı BK.'nun 226.maddesi) yazılı sebepler de dahil olmak üzere yedi gündür. Anılan süre hak düşürücü nitelikte olup, icra mahkemesi tarafından re'sen nazara alınmalıdır. Aynı maddenin 6. fıkrasında ise; “Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet ihaleden itibaren bir seneyi geçemez” düzenlemesi yer almaktadır.
Öte yandan, İİK'nun 133/1. maddesinde; "Taşınmaz kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilen mühlet içinde parayı vermezse, ihale kararı icra memuru tarafından kaldırılarak teminat akçesi alıcının ikinci fıkra gereğince mesul bulunduğu meblağa mahsup edilmek üzere alıkonulur. Kendisinden evvel en yüksek teklifte bulunan kimsenin ileri sürdüğü pey, 129. maddenin aradığı şartlara uygun bulunması ve bu kimsenin adresinin de malum olması halinde bir muhtıra tebliğ edilerek arz ettiği bedelle taşınmaz kendisine teklif edilir ve üç gün zarfında almaya razı olursa ona ihale olunur" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, alınan satış kararı uyarınca ihalenin 02.02.2015 tarihinde yapıldığı, şikayetçi vekilinin ise söz konusu ihalenin feshi amacı ile açtığı davada aynı iddiaları ileri sürdüğü, ancak ... 2. Sulh Mahkemesi’nin 07.05.2015 tarihli 2015/63-286 sayılı kararında davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu sırada ihale alıcısı ...’ın ihale bedelini yatırmaması üzerine İİK’nun 133/1.maddesi uyarınca, ikinci sırada en yüksek teklifte bulunan ...’nın 10.06.2015 tarihinde kendisine yapılan teklifi kabul ettiği görülmektedir.
Bu durumda şikayetçi vekilinin, 02.02.2015 tarihli ihale ve devam eden işlemlere ilişkin olarak ihalenin feshi istemi ile yaptığı 22.06.2015 tarihli başvurusu, İİK'nun 134/2. maddesinde öngörülen yasal 7 günlük süreden sonradır. Mahkemece istemin süre aşımı nedeniyle reddi yerine işin esasının incelenmesi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak, İİK'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. Bu durumda, şikayetçinin ihalenin feshi isteminin süre aşımı nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddi gerektiğinden, mahkemece aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmolunması isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 06.05.2016 tarih ve 2015/392E.-2016/384K. sayılı kararının hüküm bölümünün para cezası ile ilgili ikinci paragrafında yer alan; “Davacının feshi istenilen ihale bedelinin %10’u oranında para cezası ile cezalandırılmasına,” şeklindeki kısmın karar metninden tamamen çıkartılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.