MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Borçluların kıymet takdirine itiraza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İcra mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak da İİK'nun 363. maddesinde birer birer açıklanıp gösterilmiştir. Bunların dışında kalan mahkeme kararları kesindir. Yargıtay’ca incelenmesi istenen karar bu maddelerle tespit edilen kararlar arasına girmeyip kesin nitelikte bulunduğundan temyiz dilekçesinin (REDDİNE),
2-Borçlular ve alacaklının takibe ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Alacaklı banka tarafından genel kredi sözleşmesi, ipotek akit tablosu ve hesap kat ihtarına dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine başlandığı ve borçlulara örnek (6) nolu icra emrinin tebliğ edildiği görülmüştür.
İİK'nun 150/ı maddesi uyarınca; krediyi kullandıran tarafça, noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adresine gönderilen hesap özetine, borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde, ihtardaki borç miktarı kesinleşir. Bu madde uyarınca, kredi sözleşmesindeki adrese çıkarılmış olan tebligat, iade edilse bile, tebliğ edilmiş sayılır.
Somut olayda kredi borçlusu ... İnşaat Tem. Taah. Tic. A.Ş.'nin genel kredi sözleşmesindeki "... 2 Sokak No:.. Kızılay ..." adresine noter aracılığı ile gönderilen hesap özetinin "muhatap adreste soruldu, taşınmıştır, ilgili muhtarlıkta kaydına rastlanılmamıştır, ilgili muhtar tasdikiyle iade" şerhi ile 09.10.2015 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, borçlunun hesap özetine 8 günlük süre içinde itiraz etmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, hesap özeti borçlu şirketin sözleşmede gösterdiği adresine gönderildiğine ve borçlu tarafından adres değişikliği konusunda bir bildirim yapıldığı da ileri sürülmediğine göre, ihtarnamedeki asıl alacak miktarı kesinleşmiş olup, borçlu kesinleşen miktara itiraz edemez. Ancak, böyle bir durumda, borçlu, ihtarnamedeki kesinleşen borç miktarına takip tarihine kadar işletilen faiz miktarına ve faiz oranına itiraz edebilir. Kredi asıl borçlusunun kendisine noter aracılığı ile gönderilen hesap özetine 8 gün içinde itiraz etmemesi halinde ihtarda belirtilen miktar kesinleşir.
Bu durumda, İİK'nun 150/ı maddesi gereğince hesap kat ihtarnamesindeki miktar kesinleşmiş olmakla alacak miktarına yönelik iddiaların icra mahkemesinde ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak; İİK'nun 149/a maddesi göndermesi ile uygulanması gereken aynı kanunun 33/1-2 maddesine göre itfa ve imhal nedeniyle icranın geri bırakılması talep edilebileceği gibi, takipte istenilen miktarın ihtarnameye uygun olmadığı ve itiraz edilmeksizin kesinleşen hesap kat ihtarnamesinin düzenlendiği tarihten, borçlunun temerrüde düştüğü tarihe kadar işleyen akdi faiz ile bu tarihten takip tarihine kadar işleyen temerrüt faiz miktarı, ayrıca işleyecek faiz oranı şikayet konusu yapabilir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle, faize yönelik şikayetler uyarınca, itiraz edilmeksizin kesinleşen hesap kat ihtarnamesinin düzenlendiği tarihten, borçluların temerrüde düştüğü tarihe kadar işleyen akdi faiz ile bu tarihten takip tarihine kadar işleyen temerrüt faiz miktarı, alacaklının talebini aşmamak koşuluyla ve kredi sözleşmesi hükümleri de göz önüne alınmak suretiyle incelenerek Yargıtay denetimine olanak tanıyacak biçimde bilirkişi incelemesi yaptırılıp rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve asıl borçluya kat ihtarı tebliğ ettirilemediğine dair yanılgılı değerlendirmeden yolu çıkılarak ihtarın İİK'nun 68/b, 149 ve 150/1. maddesindeki sonuçları doğurmayacağı sebebi ile borçlu yönünden takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Tarafların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy