MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı Türkiye Vakıflar Bankası vekili tarafından, tüketici kredisi sözleşmesine dayalı olarak asıl borçlu Yener Çetintaş ve kefiller Kadir Erfidan, ... hakkında genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, borçlu kefil ...’ın icra mahkemesine yaptığı başvuruda, sair sebepler yanında takibin tüketici kredisinden kaynaklandığını ve asıl borçlu hakkında yapılan takip semeresiz kalmadan kefil hakkında takip yapıldığını, maaşına haciz konulduğunu sonuç olarak asıl borçlunun borcunu ödemekten kurtulacağını ileri sürerek takibin iptalini ve maaş haczinin kaldırılmasını istediği, mahkemece şikayetçi borçlu ile beraber asıl borçlu hakkında da takip yapıldığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin 6. fıkrası "Tüketici işlemlerinde, tüketicinin edimlerine karşılık olarak alınan şahsi teminatlar, her ne isim altında olursa olsun adi kefalet sayılır. " düzenlemesini içermektedir.
TBK.'nun 585.maddesi uyarınca ise adi kefalette alacaklı, borçluya başvurmadıkça, kefili takip edemez. Ancak, borçlu aleyhine yapılan takibin sonucunda kesin aciz belgesi alması, borçlu aleyhine Türkiye’de takibatın imkânsız hâle gelmesi veya önemli ölçüde güçleşmesi, borçlunun iflasına karar verilmesi ya da borçluya konkordato mehli verilmiş olması koşullarından birinin varlığı halinde doğrudan doğruya kefile başvurabilir:
Somut olayda, takip konusunun tüketici kredisi olduğu ve şikayetçi borçlunun söz konusu kredi sözleşmesinin kefili olduğu, takibin asıl borçlu ile beraber şikayetçi kefil hakkında başlatıldığı görülmüştür.
Bu durumda alacaklı bankanın, kefil olan şikayetçi borçlu hakkında icra takibi yapabilmesi için, TBK.'nun 585.maddesinde ön görülen koşullardan birinin bulunması zorunludur. Bu konudaki başvuru ise İİK'nun 16. maddesi kapsamında şikayet olup, anılan hüküm emredici nitelikte ve kamu düzeni ile ilgili olmakla borçlunun, aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca süreye bağlı olmaksızın icra mahkemesine başvuru hakkı vardır.
O halde mahkemece TBK.'nun 585. maddesinde ön görülen koşulların bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.