MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, çekteki imzasına itiraz ederek takibin durdurulmasını talep ettiği, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda takibin iptaline ve alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedildiği görülmektedir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 170/3. maddesine göre; "İcra mahkemesi, 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur." Aynı maddenin son fıkrasında da; "İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; Jandarma Genel Komutanlığı tarafından düzenlenen 02.06.2016 tarihli üç uzmanlı bilirkişi raporunda imzanın borçlunun eli ürünü olup olmadığı hususunda müspet ya da menfi bir kanaat bildirmenin mümkün olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla kesin kanaat bildirilmediği ve alacaklının da mahkemeden, yeni bir rapor alınmasını talep etmediği anlaşılmaktadır.
Takibe konu çekteki imzanın borçlu eli ürünü olup olmadığı kesin olarak tespit ve ispat edilemediğine göre, alacaklının kötü niyeti veya ağır kusuru ispatlanamadığından alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, borçlunun takip dayanağı senede ilişkin imza itirazı kabul edildiğine göre, İİK’nun 170/3. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, iptali yönünde hüküm tesisi de isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 29.06.2016 tarih ve 2015/102 Esas, 2016/508 Karar sayılı kararının hüküm bölümünün “1” nolu bendinde yer alan “iptaline” sözcüğünün karar metninden çıkarılmasına, yerine “durdurulmasına” sözcüğünün yazılmasına; hüküm bölümünün tazminat ve para cezasına ilişkin “2” ve “3” nolu bentlerinin ise silinerek tamamen karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy