MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi borçlu tarafından icra mahkemesine başvurularak, diğer fesih nedenlerinin yanında, takipte süresinde satış istenmediği ve ihale bedelinin taşınmazların muhammen bedelinin % 50’si ve satış masraflarına yetmediği ileri sürülerek altı adet taşınmaza ilişkin 05.02.2016 tarihli ihalelerin feshi isteminde bulunulmuş, mahkemece istemin reddi ile birlikte şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmiştir.
Borçlunun dilekçesinde; süresinde satış istenmemesi nedeniyle haczin düştüğünden söz etmesi, HMK'nun 33. maddesi gereğince, hukuki tavsifin hakime ait olması nedeniyle sonuca etkili olmayıp, başvuru bu haliyle İİK’nun 150/e maddesi uyarınca süresinde satış istenmediği ve dolayısıyla takibin düşmüş olabileceğinden bahisle ihalenin feshi istemidir. Zira, somut olayda, alacaklı tarafından Konya 14. İcra Müdürlüğü’nün 2012/971 Esas sayılı dosyasında borçlular hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatılmış olup, ipoteğe konu taşınmazların satışı talep edilmekle, haciz işlemi söz konusu değildir.
Bununla birlikte, İİK'nun 106-144. maddelerinde paraya çevirme ile ilgili hükümler yer almış olup, aynı Kanun'un 129/1. maddesine göre, artırma bedelinin, taşınmaz için tahmin edilmiş olan kıymetin en az %50'sini bulması ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını karşılaması zorunlu kılınmıştır. Bu durumda satış bedelinin, tüm icra masraflarını değil, paraya çevirme ve paylaştırma giderlerini geçmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı görülmekte, satış talebinden ihale tarihine kadarki paraya çevirme ve paylaştırma giderlerinin hesaplamada dikkate alınması gerekmektedir. Satışı istenen taşınmazın kıymetinin takdiri hakkındaki İİK'nun 128. maddesi, paraya çevirme başlığını taşıyan III. bölümde bulunmaktadır. Bu nedenle taşınmazın kıymetinin belirlenmesi için yapılan keşif ve bilirkişi masraflarının da, tıpkı ilan giderleri gibi paraya çevirme masrafı olarak kabulü gerekir.
Birden fazla taşınmazın aynı ilanla satışa çıkarılması halinde, toplam paraya çevirme giderinden satışı yapılan her taşınmaza isabet eden miktar oranlama suretiyle tespit edilerek, ayrıca müstakil harcamalar var ise bedele eklenerek oluşacak sonuca göre İİK'nun 129. maddesindeki koşullara uygun şekilde satışın gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin belirlenmesi gerekir.
O halde mahkemece, ipotekli taşınmazların satışının İİK'nun 150/e maddesi gereğince süresinde istenmemesi nedeniyle takibin düşmesine rağmen satışın yapıldığına ilişkin fesih iddiasının ve her bir taşınmaz yönünden ihale bedelinin, İİK’nun 129. maddesindeki koşulları karşılayıp karşılamadığının değerlendirilerek oluşacak sonucu göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve somut olaya uymayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsidir.
Öte yandan, ihalenin feshi şikayet yolu ile istendiğinden ve şikayet bir dava olmadığından, ihalenin feshinde, davadaki anlamda, "davacı" ve "davalı" taraf yoktur. Burada, ihalenin feshini talep eden taraf ile karşı taraf söz konusudur. İhalenin feshi talebi bir dava olmadığından, ilgililerin tümünün karşı taraf olarak gösterilmemiş olması, ihalenin feshi talebinin reddini gerektirmez. İcra mahkemesi, diğer ilgilileri de duruşmaya davet ederek, onlara savunma (görüşlerini bildirme) imkanını vermelidir. Esasen uygulama da bu şekildedir (Kuru, Baki; İcra ve İflas Hukuku El Kitabı),(...: Adalet Yayınevi, 2013 Sh.716). Mahkemece, alacaklı haricinde ihale alıcısı olan diğer kişilerin de icra dosyasında mevcut adreslerine tebligat çıkartılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi de yerinde görülmemiştir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.