MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı ... tarafından, borçlular ..., ..., ... ve … Ltd. Şti aleyhine ... 10. İcra Müdürlüğü’nün 2013/10406 Esas sayılı takip dosyasında 19.11.2013 tarihinde “25.000 TL bedelli çeke” dayalı olarak “9.000 TL asıl alacak” üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine girişilmiştir.
... vekili ile ..., ..., ..., ..., … Ltd. Şti. arasında 27.11.2013 tarihinde imzalanan “Belge ve Protokol” başlıklı metinde; “... 10. İcra Müdürlüğü’nün 2013/10406 Esas sayılı dosyasına ilişkin 2.000 TL nakit elden ve ……(13.000 TL bedelli) senet teslim alınmıştır. Senet vadesinde ödendiği takdirde ilgili icra borcundan mahsup edilecektir…..Ödenmeyen evrağı ilgili dosya tahsilatına mükerrer olmamak üzere takibe koyma ve mevcut dosyadan işleme devam etme hakkı alacaklı tarafça saklı tutulmuştur.” ifadelerinin yer aldığı görülmüştür.
... tarafından, borçlular ..., ..., ..., ... ve … Ltd. Şti aleyhine ... 10. İcra Müdürlüğü’nün 2013/11632 Esas sayılı takip dosyasında 17.12.2013 tarihinde “yukarıda anılan” senede dayalı olarak “13.000 TL asıl alacak” üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine girişilmiştir.
... 10. İcra Müdürlüğü’nün 2013/11632 Esas sayılı takip dosyasına ilişkin olarak borçlulardan ... ve ... vekili icra mahkemesine sunduğu dilekçede; ...’ın (takibe konu) senette imzasının bulunmadığını, diğer taraftan iş bu takibin, ... 10. İcra Müdürlüğü’nün 2013/10406 Esas sayılı takip dosyasında “tahsilatta mükerrer olmamak kaydıyla” yapıldığını, ... 10. İcra Müdürlüğü’nün 2013/10406 Esas sayılı takip dosyasında, takipten önce ödenen bedellerin tamamının takibe konu çek bedelinden düşülmediği gibi, takip sırasında ödenen bedellerin de bulunduğunu, bu bedeller çıktıktan sonra kalan bakiye bedel üzerinden takibe konu bono hakkında takibe geçilebileceğini ileri sürerek borca kısmen itirazda bulunmuş, mahkemece, alınan bilirkişi raporuna neden itibar edildiği belirtilmeksizin, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama doğrultusunda, takip tarihinde asıl borcun 7.000 TL, toplam borcun ise 7.334,44 TL olduğuna hükmedilmiştir.
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde, ... 10. İcra Müdürlüğü’nün 2013/10406 Esas sayılı dosyasına ilişkin borcun, 27.11.2013 tarihinde imzalanan “Belge ve Protokol” başlıklı metin ile saptandığını, bu saptanan bedele (ve bu kapsamda alınan takibe konu bonoya) ilişkin olarak da herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürmüş, itiraz eden borçlular vekili ise, 27.11.2013 tarihinde imzalanan “Belge ve Protokol” başlıklı metinde müvekkili ...’ın imzasının bulunmadığını bildirmiştir.
İ.İ.K.'nun 169/a-1. maddesi gereğince; borcun bulunmadığı veya itfa yahut imhal edildiği resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlandığı takdirde, mahkemece itiraz kabul edilir. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre de, sunulan ödeme belgesinin takip konusu borç için verildiğinin kabul edilebilmesi için, belgede, takip dayanağına açıkça atıf yapılması zorunludur.
Somut olayda, borçlunun itfa itirazına dayanak olarak sunduğu belgelerde, takip dayanağı senede atıf yapılmadığından borca itirazın kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan borçlu ...’ın takibe konu bonodaki imzasına itiraz ettiği, ancak bu hususta bir inceleme yapılmadan borçlu ... hakkında hüküm tesis edildiği, buna rağmen adı geçen borçlunun mahkeme kararını temyiz etmemekle bu kısım yönünden alacaklı lehine “usuli kazanılmış hak” doğduğu görülmektedir.
Bu durumda; mahkemece; borçlulardan ...’ın borca itirazının reddine, diğer borçlu ... yönünden imza incelemesi yapılarak, takibe konu bonodaki imzanın ...’a ait çıkması halinde imzaya itirazın da reddine, aksi durumda ise 22.12.2015 tarihli mahkeme hükmünün alacaklı lehine “usuli kazanılmış hak” doğurduğu kısımlar gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy