MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde borçlu şirketin ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine hükmedildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda ödeme emrinin borçlu şirketin ticaret sicili adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre 04.08.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda tebligat yapılan adreste iş yerinin aktif çalışan otel olduğu, yüzlerce personel bulunduğu, bu nedenle ilk gönderilen 19.06.2015 tarihli ödeme emri tebligatının adreste bulunamama nedeniyle bila tebliğ iade koşullarının oluşmadığı, bu nedenle T.K.nun 35. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürdüğü görülmektedir.
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu; İİK'nun 16. maddesi kapsamında şikayet niteliğinde olup, aynı Yasanın 18/3. maddesi gereğince; şikayetin incelenmesi konusunda duruşma yapılmasına gerek olup olmadığı hususu icra mahkemesinin takdirine bırakılmış ise de, somut olayın özellikleri göz önüne alındığında icra mahkemesi takdirini duruşma açılması yönünde kullanmalı, tarafların iddia ve delilleri toplanarak varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmelidir.
O halde, mahkemece duruşma açılıp, taraf teşkili sağlandıktan sonra borçluya ve alacaklıya delilleri sorulup varsa sunmaları için imkan tanınması, borçlunun adresin aktif olarak çalışılan iş yeri olduğunu iddia etmesi karşısında bu hususta yöntemine uygun şekilde araştırma yapılması, tarafların gösterecekleri deliller toplandıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle tebliğ işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, evrak üzerinde ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy