MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından 2 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun sair itirazı ile birlikte, takibe dayanak senetlerin kamu görevinin usulsüz üstlenilmesine ilişkin yargılama sırasında takip alacaklısının ifadesinde belirttiği üzere geçerli bir borç ilişkisi sebebiyle verilmeyip, teminat senedi vasfında olduğunu ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, itirazın kabulü ile, İİK.nun 169/a-5. maddesi gereğince takibin borçlu yönünden durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
HGK'nun 14.3.2001 tarih 2001/12-233 ve 20.6.2001 tarih, 2001/12-496 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. İİK'nun 169/a maddesi uyarınca, belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gereklidir.
Somut olayda, .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/550 Esas sayılı dosyası içeriğine dayanarak, takip konusu senetlerin borca itirazda bulunan keşideci tarafından, alacaklı-lehtar ... ile .... .... (....) arasında vekalet ilişkisi kurulmasına aracılık ettiği ve alacaklıdan alınan paraya karşılık makbuz istemesi sebebiyle düzenlenerek alacaklıya verildiğinin tarafların beyanlarından anlaşıldığı, bu nedenle taraflar arasında geçerli bir vekalet ilişkisi olup olmadığı, senetlerin tahsili ve bedelinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle itirazın kabulü ile takibin borçlu yönünden durdurulmasına kara verildiği görülmüştür.
Oysa ki, alacaklının takibe konu bonoların teminat senedi olarak düzenlendiği yönünde kabulünün de bulunmadığı, senedin, neyin teminatı olduğu hususunun, dolayısıyla teminat senedi olduğuna ilişkin iddianın alacaklının imzasını taşıyan ve senede açık atıf yapan İİK'nun 169/a maddesinde yazılı belgelerle kanıtlanamadığı görülmüştür.
O halde mahkemece, borçlunun iddiasını yazılı bir belge ile ispat edemediği ve alacaklı tarafından da takip dayanağı bonoların teminat senedi olduğuna yönelik bir kabul beyanının bulunmadığı gözetilerek, bu yöndeki itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.