MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu ... hakkında 28.04.2015 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte, örnek (10) nolu ödeme emrinin borçlunun vefat ettiği gerekçesi ile bila tebliğ iade edildiği, alacaklının 05.06.2015 tarihinde mirasçılık belgesi sunarak mirasçılara ödeme emri tebliğ edilmesini istediği, şikayetçi borçlu ...'e ödeme emrinin 25.6.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 14.09.2015 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda, mirası reddettiğine ilişkin 15.04.2015 tarihli mahkeme kararı bulunmasına rağmen takibin durdurulması ve hacizlerin kaldırılmasına yönelik 03.09.2015 tarihli talebinin müdürlük tarafından reddedildiğini ileri sürerek bu kararın kaldırılmasını istediği, mahkemece, borçlunun murisi hakkında başlatılan takibin kesinleştiği, murisin taşınmazlarına haciz şerhi işlendiği, mirası ret nedeniyle murisin borçlarından şikayetçi borçlunun sorumlu olmayacağı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İcra takibi itiraz eden borçlu hakkında mirasçı sıfatı ile yapılmaktadır. Borçlu mirası reddettiğinden murisin borcundan sorumlu olmadığını ileri sürerek takibin durdurulmasını ve hacizlerin kaldırılmasını talep etmektedir. Bir diğer ifade ile borçlu olmadığını ileri sürmektedir.
Hukuk Genel Kurulu’nun, 19.11.2014 tarih ve 2013/12-2240 Esas 2014/929 Karar sayılı kararında, borçluların mirası reddetmeleri nedeniyle borçlu olmadıklarına yönelik iddialarının borca itiraz olup, ödeme emri tebliği üzerine yasal sürede yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
Dairemizce, anılan karar doğrultusunda içtihat değişikliğine gidilerek, Hukuk Genel Kurulu’nca kabul edilen ilke benimsenmiştir.
“İmzaya itiraz dışındaki diğer bütün itirazlara borca itiraz denir. Mesela ödeme, …sıfat itirazı gibi…. Borçlunun borcu olmadığına ilişkin itirazı, takip konusu senedin karşılıksız olduğu (veya kaldığı), hatır senedi olduğu, teminat senedi olduğu, anlaşmaya aykırı doldurulduğu, kambiyo senedinde tahrifat yapıldığı, borçlunun senedin düzenlendiği tarihte temyiz kudretine sahip olmadığı, mirası reddetmiş olduğu veya mirasın hükmen reddedilmiş olduğu gibi sebeplere dayanır.” (Prof. Dr. Baki KURU; İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, s.197, Kasım 2004-...)
Bununla birlikte, İİK'nun 53.maddesine göre; borçlunun ölüm günü ile beraber üç gün içinde takip geri bırakılır. Mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse mirası ret süresince mirasçılar hakkında takip yapılamaz. Bu maddenin uygulanabilmesi için icra takibinin mirasın reddi süresinde yapılması ya da murisin takibe başlandıktan sonra ölmüş olması gerekir. İİK.nun 53.maddesine aykırı olarak takip yapılması ya da takip işlemlerine devam edilmesi nedenlerine dayalı olarak ilgililer İİK'nun 16.maddesi uyarınca icra mahkemesine şikayette bulunabilirler. İİK'nun 53.maddesine aykırılık iddiası ise kamu düzeni ile ilgili olduğundan İİK'nun 16/2. maddesi uyarınca şikayet süresiz olacaktır.
Somut olayda murisin takipten önce 03.03.2015 tarihinde öldüğü ve mirası ret süresi geçtikten sonra alacaklının 05.06.2015 tarihinde mirasçılara ödeme emri gönderilmesini istediği görülmektedir. İcra takibi mirası ret süresi geçtikten sonra başlatılmış olmakla olayda İİK.nun 53.maddesinin ve dolayısıyla aynı Kanun’un 16.maddesinin uygulama yeri yoktur.
Şu hale göre, borçlunun başvurusu, borca itiraz niteliğinde olup, borca itirazın takibin şekline göre uygulanması gereken İİK.nun 168/5. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal beş günlük sürede icra mahkemesine yapılması zorunlu olduğundan yasal süreden sonra yapılan başvurunun mahkemece süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz ise de, sonuçta istemin reddine karar verildiğinden sonucu itibarı ile doğru olan mahkeme kararının onanması cihetine gidilmiştir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 29,20 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.