MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamsız takipte, borçlunun ... köyünde 141 ve 449 parsellerde kayıtlı taşınmazlarına konulan hacizlere ilişkin, taşınmazların ailesinin geçimi için zaruri olduğu iddiasıyla İİK'nun 82/4. maddesi gereğince hazcedilmezlik şikayetinde bulunduğu, mahkemece, taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin zorunlu ipotek olmadığı gerekçesiyle haczedilmezlik şikayetinin reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 82. maddesinin birinci fıkrasının 4. bendi uyarınca; “Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi” haczedilemez.
Borçlunun bu maddeden yararlanabilmesi için asıl uğraşının çiftçilik olması gerekir. Yani geçimini çiftçilik ile temin etmelidir. Bunun için borçlunun bizzat kendisinin ziraat yapması zorunlu olmayıp tarım arazisini ortakçıya (yarıcıya) vermek suretiyle işletmesi halinde de, bu madde uyarınca haczedilmezlik şikayetinde bulunabilir. Asıl işi çiftçilik olan borçlunun, yan gelir elde etmek amacıyla yan işler yapması, çiftçilik sıfatını ortadan kaldırmadığı gibi, örneğin çiftçi olan borçlunun, emekli maaşı alması da çiftçilik vasfını ortadan kaldırmaz.
Burada sözü edilen aile tabirinden, borçlunun kanunen geçindirmekle yükümlü bulunduğu kimseler, borçlu ile birlikte oturmamasına karşılık borçlunun kendilerine nafaka yükümlülüğü bulunan kişiler anlaşılmalıdır.
Borçlunun, daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için, ipoteğin, mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Zira, zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi, bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklanmaktadır. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engeller.
Somut olayda; şikayete konu 141 parsel sayılı taşınmaz üzerinde, Akbank A.Ş lehine 08.09.2015 tarihli ipotek kurulduğu, ipoteğin niteliğine ilişkin 05.11.2015 tarihli cevabi yazıda; ipoteğin tarım kredisine dayalı olarak kurulduğu ve ipotek alacağının halen devam ettiğinin bildirildiği görülmüştür. Söz konusu tarım kredisine dayalı ipoteğin zorunlu ipoteklerden olması ve sosyal amaçlı kredinin teminatını teşkil etmesi karşısında, borçlunun, haczedilmezlik şikayetinde bulunmasında herhangi bir engel bulunmamaktadır.
O halde 449 parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz itirazları yerinde değil ise de, mahkemece; İİK'nun 82/4. maddesi kapsamında yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda 141 parsel sayılı taşınmaz yönünden haczedilmezlik şikayetinin esası incelenerek mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy