MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklının borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlattığı, borçlu şirket tarafından yasal beş günlük süre içerisinde icra mahkemesine yapılan başvuruda, vade tarihinden önce bono bedelinin ödendiği, buna ilişkin tediye makbuzunun sunulduğu ve alacaklıya herhangi bir borcun bulunmadığı ileri sürülerek borca itiraz edildiği, mahkemece, dosyaya ödeme belgesi olarak sunulan tediye makbuzundaki imzanın davalı tarafından inkar edildiği, imzanın davalının eli ürünü olup olmadığı hususunun yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 169/a-1. maddesi gereğince, borcun bulunmadığı veya itfa yahut imhal edildiği resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlandığı takdirde, mahkemece itiraz kabul edilir. Öte yandan, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, sunulan ödeme belgesinin takip konusu borçla ilgili olarak verildiğinin kabul edilebilmesi için, belgede, takip dayanağına açıkça atıf yapılması zorunludur.
İİK'nun 169/a-3. maddesinde; "Borçlunun ibraz ettiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse, icra mahkemesi hakimi, 68/a maddesindeki usule göre yapacağı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde, borçlunun itirazının kabulüne karar verir ve alacaklıyı, sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder...." hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, alacaklı tarafından 15.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak 15/07/2015 tarihinde borçlu aleyhine 13.000.00 TL üzerinden takip başlatıldığı, borca itiraz dilekçesi ekinde sunulan ve alacaklı ... imzalı ve 06/06/2015 tarihli tediye makbuzunda; 24/4/2015 düzenlenme tarihli, 15/06/2015 ödeme tarihli, 15.000.00-TL bedelli senede istinaden ödeme yapıldığı belirtilmiş, ancak alacaklı vekilinin 02/11/2015 tarihli dilekçesi ile tediye makbuzu altındaki imzanın alacaklının eli ürünü olmadığı ileri sürülmüş ve imza inkar edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, borçlunun dava dilekçesi ekinde sunduğu tediye makbuzu aslının borçludan temin edilerek İİK'nun 169/a-3. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 68/a maddesindeki usule göre, belge aslı üzerinde, imzanın alacaklı ...'ın eli ürünü olup olmadığının tesbiti yönünden inceleme yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.