MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi müflisin icra mahkemesine başvurusunda; iflas masasına alacak olarak kaydedilen 614 ada 47 parselde kayıtlı 22 nolu bağımsız bölümün İİK'nun 82/12. maddesi gereğince haline münasip evi olduğundan haczedilemeyeceğini ve iflas masasına kaydedilemeyeceğini ileri sürerek İİK'nun 184. maddesi gereğince iflas masasından çıkarılmasına karar verilmesini talep ettiği, mahkemece, aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda taşınmazın haline münasip ev bedeli olan 90.000,00 TL'den az olmamak üzere satılmasına, davacının miras hissesine isabet eden miktarın borçluya bırakılmasına, kalan miktarın alacaklıya ödenmesine şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 184.maddesinde; "İflasın açıldığı zaman müflisin haczi kabil bütün mallarının iflas masasına gireceği” düzenlemesine yer verilmiştir. Borçlunun İİK'nun 82. maddesi ve özel kanunlar gereğince tamamı haczedilemeyen malları masaya girmez. Bu nedenle İİK'nun 82/12. maddesi gereğince haczedilemeyecek haline münasip ev bedeli ayrıldıktan sonra kalan kısmın iflas masasına alacak olarak kaydedilmesi mümkündür.
Somut olayda, taşınmazın tam hisse oranı ile şikayetçi adına kayıtlı olduğu, tapu kaydına ... 3. İflas Dairesinin 2014/9 sayılı iflas dosyasından 06.06.2014 tarihinde alınan karar ile iflas şerhi konulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece aldırılan 28.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda; taşınmazın değerinin 130.000,00 TL olduğu, haline münasip alınabilecek ev değerinin ise 90.000,00 TL olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
O halde mahkemece, taşınmazın bilirkişi raporu ile tespit edilen haline münasip ev bedelinden arda kalan kısmın iflas masasına alacak olarak kaydedilmesine karar verilmesi gerekirken, haline münasip ev bedelinden arda kalan kısmın alacaklıya ödenmesine hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... 18. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 23.06.2015 tarih ve 2014/461 E., 2015/717 K. sayılı kararının hüküm bölümünün "..taşınmazın 90.000,00 TL'den az olmamak üzere satılmasına" ibaresinden sonra gelen “...davacının miras hissesine isabet eden 3/16'sına denk gelen miktarın borçluya bırakılmasına, kalan kısmın alacaklıya ödenmesine" şeklindeki kısmının karar metninden tamamen silinerek çıkartılmasına, yerine “satış bedelinden haline münasip ev değeri olan 90.000,00 TL'den arda kalan miktarın masaya alacak olarak kaydedilmesine” ibaresinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy