MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ve borçlu ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazlarının reddi ile;
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi yapıldığı, borçlu şirket tarafından açılan iflâsın ertelenmesi davasında ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/02/2015 tarih ve 2014/1881 Esas sayılı ara kararıyla tedbir kararı verildiği, borçlular tarafından anılan tedbir kararı uyarınca takibin iptali istemi ve yetki itirazıyla icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece, borçlu ...'ın itirazının süreden reddine ve tedbir kararı uyarınca takibin borçlu şirket yönünden iptaline karar verildiği görülmektedir.
... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/02/2015 tarih ve 2014/1881 Esas sayılı ara kararının hüküm bölümünün B bendinin 1. bölümünde; "İİK'nun 206. maddesinin 1. sırasında yazılı alacaklar için yapılan takipler ile rehinli takipler dışında davacı şirket aleyhine 6183 sayılı Kanun ile yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir icra takibi yapılmamasına, evvelce yapılan takiplerin bulunduğu aşamada ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, bunun yanında bu tarihten sonra ihtiyati haciz kararları nedeniyle alınacak muhafaza tedbirlerinin de önlenmesine..." ve yine aynı bendin (2.) kısmında; "rehnin paraya çevrilmesi yolu ile başlamış veya başlayacak takiplerde muhafaza tedbiri alınamasının ve rehinli mal satışlarının ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine" karar verilmiştir.
Mahkemece, ihtiyati tedbir kararı ile borçlu hakkında hiçbir takip yapılmamasına, yapılan takiplerin durmasına karar verildiği, tedbir kararından sonra borçlu şirket hakkında takip başlatıldığı gerekçesi ile takibin iptaline hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Ancak tedbir kararının B bendinin (2.) kısmında "rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takipleri yönünden sadece muhafaza tedbirinin uygulanmasının ve rehinli malın satışının tedbiren durdurulmasına", (1.) kısmı uyarınca da "rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplerin ihtiyati tedbir kararı kapsamı dışında tutulması" yönünde karar verildiği görülmektedir.
Mahkemece, alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ilamsız icra takibi olduğu gözetilerek, yukarıda belirtilen tedbir kararının B bendinin (2.) kısmı uyarınca istemin reddine karar verilmesi gerekirken takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Ayrıca, borçlular tarafından iflasın ertelenmesi kapsamında verilen ihtiyati tedbir kararı uyarınca aleyhlerine yapılan icra takibinin iptaline karar verilmesi talep edilmiş olup, bu istem, İİK’nun 16/2. maddesi kapsamında süresiz şikayete tabidir
Öte yandan takip borçlularından ipotekli taşınmaz maliki ...'ın da tedbir kararına dayanarak takibin iptalini talep ettiği görülmekle adı geçen borçlu yönünden olumlu ya da olumsuz hüküm tesis edilmemesi de isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazları ve borçlunun temyiz isteminin kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy