MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından 07.04.2014 tarihinde başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte ipotekli taşınmaz maliki ...'in ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 149. maddesinde; "İcra memuru, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir" hükmü mevcut olup, anılan hükümden borçlu ile ipotek veren arasında zorunlu takip arkadaşlığının bulunması nedeniyle haklarında birlikte takip yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. İİK'nun 149. maddesinin emredici hükmüne dayanan zorunlu takip arkadaşlığının, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda; kredi sözleşmesinin asıl borçlusunun ... Ticaret Merkezi Day. Tük. Mad. Teks. Otomotiv İnş. Pet. Nakl. Turz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, takibin ipotek verenler ... ve ... hakkında başlatıldığı, ipotekli taşınmazlardan 1522 ada 112 parsel 6 nolu bağımsız bölümün takip tarihinden önce 19.08.2013 tarihinde ...'e tapudan satış yoluyla devredilmesi nedeniyle bu kişiye de icra emri gönderildiği, ancak adı geçen kredi borçlusu şirket hakkında takip yapılmadığı görülmektedir.
Bu durumda, kredi sözleşmesinin asıl borçlusu şirket hakkında yapılmış bir takip bulunmadığına göre takibe devam edilmesi ve taşınmazın satışı mümkün olmadığından, yapılan ihale de yok hükmündedir.
O halde mahkemece, istemin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.