MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
26.9.2004 tarih ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanuna paralel olarak, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümlerinde değişiklik yaparak istinaf ve temyiz ile ilgili hükümleri yeniden düzenleyen 18.3.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanun ile İcra İflas Kanunu'na eklenen geçici 7. maddeye göre, 5311 sayılı Kanun hükümleri Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesi ile uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca kural olarak bölge adliye mahkemesi istinaf incelemesini, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapar. Somut olayda, şikayetçi borçlu tarafından satış ilanı tebliğ usulsüzlüğü ile beraber sair fesih iddiları da ileri sürülmesine ve mahkemece bu iddialardan yalnızca biri incelenerek ihalenin feshine karar verilmesine rağmen, mahkeme kararını gerekçesi yönünden istinaf etmemiş olan borçlunun, bölge adliye mahkemesince ihalenin feshi şikayetinin reddi kararı üzerine verdiği temyiz dilekçesinin, sair fesih iddiaları yönünden reddi gerekmiştir. Bununla birlikte; İİK'nun 134/2.maddesi uyarınca ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi halinde mahkeme davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan mahkemece re’sen uygulanmalıdır. Hukuk Genel Kurulu'nun 06.10.2004 tarih ve 2004/1-433 esas sayılı kararında da benimsendiği üzere kamu düzenine aykırılıkta aleyhe bozma ilkesi nazara alınamayacağından, bölge adliye mahkemesince ihalenin feshi istemi reddedilen davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilerek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi yasaya aykırı bulunmuştur. SONUÇ : Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca para cezasına hasren re'sen (BOZULMASINA), dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.03.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.