MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı banka tarafından taşınmaz rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatıldığı, borçluların takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece verilen ilk kararda; takipte asıl kredi borçlusuna yer verilmemiş olması nedeniyle İİK’nun 149. maddesi uyarınca zorunlu takip arkadaşlığı sağlanmadığı gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiği, Dairemizin 08.09.2015 T. 2015/15052 E.-2015/20082 K. sayılı ilamı ile “.....Somut olayda, zorunlu takip arkadaşlığı bulunan asıl borçluya takibin yöneltilmediği görülmektedir. Bu durumda, borçlu tarafın eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından, öncelikle alacaklının beyanında geçen ... Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün 2013/19957 esas sayılı dosyası incelenerek aynı alacağa ilişkin asıl borçlu hakkında takip yapılıp yapılmadığı araştırılıp, takip yapılmamış ise alacaklı tarafça talepte bulunulduğu takdirde mahkemece, takibin asıl borçlu şirkete yöneltilmesi için alacaklıya ara kararla kesin süre verilip, verilen kesin sürede takibin asıl borçluya yöneltilmemesi halinde takibin iptaline karar verilmesi, verilen süre içinde alacaklı tarafından ek takip talebi düzenlenerek takibin asıl borçluya yöneltilmesi (icra emri gönderilmesi) halinde ise şikayet dilekçesinde ileri sürülen sair hususlar hakkında değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.” gerekçesiyle mahkeme kararının bozulduğu, mahkemece dairemizin bozma kararına uyulmasına karar verildiği, ancak; mahkemece ... 25. İcra Müdürlüğü'nün 2013/19957 esas sayılı takip dosyasının incelenerek İİK’nun 149. maddesine göre zorunlu takip arkadaşlığının sağlandığı tespit edildikten sonra, borçluların şikayet dilekçesinde ileri sürülen sair hususlar hakkında değerlendirme yapılmadığı, dolayısıyla bozma ilamına uyulmasına rağmen gereğinin yerine getirilmediği görülmektedir.
O halde Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda borçluların şikayet dilekçesinde ileri sürdüğü sair hususlar hakkında değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizidir.
SONUÇ: Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy