MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında genel haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, borçlu icra mahkemesine başvurusunda, haczedilen taşınmazın haline münasip meskeni olduğunu ileri sürerek meskeniyet şikayetinde bulunduğu, mahkemece, keşif avansının yatırılmaması ve keşif için başvurusu olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.
HMK'nın 324. maddesinin birinci fıkrasında; "Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin sürede yatırmak zorundadır....", ikinci fıkrasında ise; tarafların bu yükümlülüğü yerine getirmemesinin hukuki sonucu olarak, delil ikamesinden vazgeçmiş sayılacağının belirtildiği, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 45/4. maddesinin de aynı doğrultuda hükümler içerdiği görülmüştür.
Somut olayda, mahkemece, 26.10.2017 tarihli borçlunun da hazır bulunduğu celsede; “Yargıtay bozma kararına göre meskeniyet şikayeti konusunda keşif yapılması gerektiğinden taşınmazın bulunduğu Sincan Nöbetçi İcra Mahkemesine talimat yazılmasına, mahallinde keşif yapılarak taşınmazın değerinin tespiti ile tespit edilen bu değerler aynı veya daha mütevazi bir semtte taşınmaz alınıp alınmayacağı konusunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine, masrafların mahallinde davacı tarafça karşılanmasına” karar verildiği görülmüştür. Bilirkişi incelemesi için yatırılması istenen masrafın borçlu tarafça tamamlanması için usulüne uygun kesin süre verilmesi gerekmektedir.
O halde, HMK'nın 324. maddesi kapsamında delil avansının yatırılması için avansın hangi işlere ilişkin olduğunun, hangi iş için ne miktar avans yatırılacağının açıkça belirtilerek ve delil avansının verilen kesin sürede yatırılmaması halinde delilden vazgeçilmiş sayılacağına ilişkin kesin sürenin sonuçları hatırlatılarak borçluya usulüne uygun süre verilip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu usule uyulmadan şikayetin yazılı gerekçe değerlendirme ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/03/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.