MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi-borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun, diğer şikayet nedenleri ile birlikte taşınmaza takdir edilen kıymetin gerçek değerinin altında olduğunu ileri sürerek 05/04/2018 tarihinde yapılan taşınmaz ihalesinin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince, ihalede bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verilerek, borçlu aleyhine para cezasına hükmedildiği, aynı nedenler ile borçlu tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise Bölge Adliye Mahkemesince HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 128/a-2. maddesinde; "Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez" hükmüne yer verilmiştir. Hukuk Genel Kurulu'nun 26.02.1992 tarih ve 1992/4-70 E. - 1992/130 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, İİK'nun 128. maddesinde öngörülen iki yıllık sürenin başlangıcı, sonradan kesinleşmesi koşulu ile kıymet takdirinin fiilen yapıldığı (keşif) tarihidir. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re'sen nazara alınmalıdır. Söz konusu kural, Bölge Adliye Mahkemesi kararına da gerekçe oluşturmuştur.
Somut olayda, ihaleye konu taşınmazın kıymet takdiri işleminin, icra müdürlüğünce 15/12/2015 tarihinde yapıldığı ve bilirkişilerce taşınmaza 80.000 TL değer biçildiği, şikayetçi borçlunun taşınmaza takdir olunan değerin gerçek değerinin üstünde olduğunu ileri sürerek kıymet takdirine itiraz etmesi üzerine, ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin 09/05/2017 tarih ve 2016/609 E. - 2017/271 K. sayılı dosyasından alınan 06.02.2017 tarihli raporda, taşınmaz için 90.000 TL değer tespit edilmiş olması nedeni ile davanın reddine karar verildiği görülmektedir. Kıymet takdirine itiraz üzerine alınan raporda bilirkişiler tarafından icra müdürlüğünün keşif tarihi (15/12/2015) itibari ile değerleme yapılmış, mahkemece kıymet takdirine itiraz reddedildiğinden iki yıllık süre, satışa esas alınan muhammen bedelin tespit edildiği keşif tarihi olan 15/12/2015 tarihinden başlayacağından, satış tarihi olan 05/04/2018 günü itibari ile İİK'nun 128/a maddesinde öngörülen 2 yıllık süre geçmiştir.
O halde, satışa esas alınan ve kesinleşen kıymet takdiri tarihi esas alındığında, ihale gününe kadar 2 yıllık sürenin geçmiş olması nedeni ile şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, ilk derece mahkemesince verilen şikayetin reddine ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Şikayetçi-borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 19/10/2018 tarih ve 2018/2585 E. - 2018/1949 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin 05.06.2018 tarih ve 2018/230 E. - 2018/415 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.03.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.