......
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; takip dayanağı ilamda araç bedelinin tahsilinin.....plakalı aracın alacaklı tarafından iadesi koşuluna bağlandığını, araç iade edilmeden ilamda hükmedilen araç bedelinin ve bu bedele faiz istenmesinin ilama aykırı olduğunu açıklayarak takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece takip aşamasında aracın borçluya iadesi ile bedelin tahsilinin istenebileceği gerekçesi ile takibin iptali talebinin reddine ancak ilamda faize yer verilmediğinden ve aracın teslim edildiği savunması bulunmadığından işlemiş faizin takipten ve icra emrinden çıkartılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Takibe dayanak ..... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/417 E.-2014/704 K. sayılı kararında ''....plakalı aracın davacıya iadesine, 16.500 TL satış bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' hükmedilmiştir. Bu ilama dayanılarak alacaklı (ilamdaki aracı iade yükümlüsü olan ve lehine araç bedeline hükmedilen davacı) tarafından 16.500,00 TL asıl alacak, yargılama gideri ve faizin tahsili için ilamlı takip başlatıldığı, takip talebinde veya icra emrinde ..... plakalı aracın takip borçlusuna (ilamdaki davalıya) iadesi konusunda açıklamanın olmadığı anlaşılmıştır.
Takip konusu olan ilam, karşılıklı edimleri içermekte olup, alacaklının takibe devam edebilmesi için kendi edimini yerine getirmesi gerekir. Alacaklı tarafından, edimin yerine getirildiğine dair İİK'nun 33. maddesi anlamında bir belge sunulmadığı gibi, ilama konu aracın iadesi yönünde icra müdürlüğüne yapılmış bir başvuru da bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece, araç teslim edilmediğinden işlemiş faizin icra emrinden çıkartılmasına karar verilmesi yerinde olup, ayrıca alacaklının ilamda kendisine yüklenen edimi (aracın borçluya iadesi) yerine getirmeden takibe devam etmesi de mümkün olmadığından, edimini yerine getirinceye kadar takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.....
Full & Egal Universal Law Academy