MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun, kıymet takdir raporu ve satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ve sair fesih nedenlerini ileri sürerek taşınmaz ihalesinin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin 10.05.2017 tarih ve 2016/27 E.- 2017/19 K. sayılı kararı ile ihalenin feshine karar verildiği, alacaklının ihalenin feshine dair ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurduğu, ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi'nin 26/12/2017 tarih ve 2017/2663 E. - 2641 K. sayılı kararı ile alacaklının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebliğ işlemi, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatap tebliğden haberdar olmuş ise, tebliğ işlemi geçersiz olmayıp muhatabın usulsüz tebliği öğrendiği tarih tebliğ tarihi kabul edilir. Bu nedenle borçluya satış ilanı tebliği usulsüz olsa bile, borçlu satış gününden makul süre önce satışı öğrenmiş ise, öğrendiği tarih, kendisine satış ilanı tebliğ edilen tarih kabul edilmelidir. Böyle bir durumda, salt tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesi ile ihalenin feshi yoluna gidilemez.
Somut olayda, şikayetçi borçlunun vasisi ... icra müdürlüğünden 23.05.2016 tarihinde satış ilanının bir suretini talep ettiği, talep dilekçesinde, icra müdürlüğünün "23/05/2016 tarihli" havalesinin mevcut olduğu görülmektedir. Buna göre; şikayetçi borçlunun vasisine 19.04.2016 tarihinde yapılan satış ilanı tebliğ işlemi usulsüz olsa dahi, şikayetçi borçlunun vasisi, 23.05.2016 tarihinde ve satıştan makul süre önce satışı öğrendiğinden, satış ilanının 23.05.2016 tarihinde vasiye tebliğ edildiğinin kabulü gerekir. Bu durumda, borçlunun vasisine, satış ilanı tebliğ işleminin usulüne uygun yapılmaması nedeni ile ihalenin feshine karar verilemeyeceği açıktır.
O halde mahkemece, ihalenin feshi isteminin, yukarıda belirtilen nedenle reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi'nin 26/12/2017 tarih ve 2017/2663 E. - 2641 K. sayılı istinaf talebinin reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA ve ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin 10.05.2017 tarih ve 2016/27 E.- 2017/19 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine 05.07.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.