MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu vekili, müvekkili aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, takibe konu ilamın kesinleşmediğini, manevi tazminat alacağına ilişkin ilamların kişiler hukukuna yönelik olduğundan kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağını ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece, aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamların kesinleşmeden icraya konulamayacağı gerekçesiyle talep kabul edilerek takibin iptaline karar verildiği görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken HUMK'nun 443/1. maddesi gereğince, temyiz kararın icrasını durdurmaz. Yani kural olarak kararın kesinleşmemiş olması, kararın yerine getirilmesini önlemez. Bu kuralın istisnaları da yine yasalarda düzenlenmiştir.
Aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar (HUMK.443/4 m.) kesinleşmeden icra edilemez. Anılan maddede belirtilen hükümler, Medeni Kanunun “Kişiler Hukuku” ve “Aile Hukuku” kitaplarında yer alan konulara ilişkin tüm hükümler olmayıp, kişinin doğrudan şahsı ya da ailevi yapısı ile ilgili hukuki durumunda değişiklik yaratan ilamlar ile bu ilamların feri niteliğindeki hükümlerdir (örneğin ad,soyad,yaş tashihi,velayetin nez’i, babalık davası,nesep tashihi, boşanma ve bunun fer'i niteliğindeki hükümler gibi...). Yine çocuk teslimine ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin ilamlar da, kesinleşmedikçe icra edilemez ...İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, sayfa 923-924).
Somut olayda, icra takibinin dayanağı olan .. 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/548 Esas, 2014/1333 Karar sayılı ve 17/12/2014 tarihli ilamı, ölüm ve cismani zarar sebebi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 56. maddesi gereğince hükmedilen manevi tazminata ilişkin olup, yukarıda belirtilenler arasında yer almadığından takibe konulabilmesi için kesinleşmesi gerekmez.
O halde mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle şikayetin kabulü ile takibin iptaline hükmolunması isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy