MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Takip dayanağı ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/364 Esas ve 2011/106 Karar sayılı ilamında, “204.687,00 USD'nin 21.12.2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/A maddesi kapsamında belirlenecek Dolar cinsinden döviz faizi işletilmek suretiyle davalı adına borcu üstlenen TMSF'den alınarak davacıya ödenmesine...” karar verilmiştir.
Borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda, 24.07.2014 tarihi itibari ile yapılan hesap sonucunda vekil edeni kurumun 35.711,07 TL vekalet ücreti alacağı da mahsup edilerek 08.08.2014 tarihiden icra dosyasına ödeme yapılmasına rağmen 11.08.2014 tarihlli muhtırada bakiye alacağın talep edildiği, faizin fazla ve kurun yanlış hesaplanması nedeniyle 11.08.2014 tarihli muhtıranın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 27.10.2014 tarihli bilirkişi raporu kapsamında muhtırada fazla talep olmadığından bahisle şikayetin reddine karar verilmiştir. Hüküm borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un, 3678 sayılı Yasa ile değişik 4/a maddesinde; sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde, Devlet Bankaları'nın o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağı belirtilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tebliğleri gereğince, bankalar uygulayacakları azami faiz oranlarını serbestçe tespit ederek, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'na bildirmek zorundadırlar. Bildirilen bu oranlar bankaların mevduat kabulünde uygulayabilecekleri azami oranlar olup, fiilen uyguladıkları oranlar ile farklılık gösterebilmektedir.
Somut olayda, mahkemece anılan yasal düzenleme kapsamında kamu bankalarından faiz oranlarının sorulmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; TCMB'nin internet sitesinden alınan faiz oranlarına göre hesap yapıldığı anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, ilam ve Yasa maddesi nazara alınarak, Devlet Bankaları'nın takip konusu yabancı paraya fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranlarının, ilgili bankalar genel müdürlüklerinden sorularak tespiti ile bu oranlar esas alınarak ödemeler de dikkata alınarak takip tarihinden muhtıra tarihine kadar faiz hesabı yapılarak muhtıra tarihi itibari ile dosya borcunun tespiti ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bilirkişinin TCMB'nin internet sitesinden aldığı faiz oranlarına göre yaptığı hesaplama kabul edilerek hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan borçlunun ödeme yaparken lehe olan vekalet ücretini mahsup ettiği iddiası hakkkında da olumlu olumsuz bir karar verilmemesi doğru değildir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy