MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan örnek 4-5 ilamlı icra takibinde; borçlu idarenin icra mahkemesine başvurusunda, 6352 sayılı Yasa'nın 58. maddesi ile değişik 2577 sayılı Yasa'nın 28'inci maddesinin (2.) fıkrasına göre idareye yazılı başvuruda bulunmadan takip başlatılamayacağını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28/2. maddesinde; “Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, alacaklı vekilinin Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesi'nin 21.11.2014 tarih ve 2011/ 486 Esas 2014/2388 Karar sayılı ilamını, ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2015/837 Esas sayılı dosyasından 27/01/2015 tarihinde takip konusu yaptığı, alacaklı vekilince, söz konusu ilamda hüküm altına alınan asıl alacak, faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti alacaklarının ödenmesi için takip tarihinden sonra 06/03/2015 tarihli dilekçe ile borçlu idareye başvurduğu görülmektedir.
Bu durumda, 6352 sayılı Yasa'nın 58. maddesi ile değişik 2577 sayılı Yasa'nın 28'inci maddesinin (2.) fıkrası çerçevesinde, borçlu idareye takip tarihinden önce usulüne uygun yapılmış bir başvuru bulunmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.