MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlu vekili, takip dayanağı ilamın, Yargıtayca jestiyon primi yönünden bozulduğunu, diğer yönlerden de onama kararı olmadığından kararın tümden bozulmuş sayılması gerektiğini ileri sürerek icra müdürlüğünün 30.7.2015 tarihli bozma kapsamı dışında kalıp kesinleşen alacak kalemleri yönünden kapak hesabı yapılmasına ve 05.8.2015 tarihli kesinleşen alacak kalemleri yönünden dosyadaki teminat mektubunun paraya çevrilmesine ilişkin kararlarının iptalini talep etmiş, mahkemece takip dayanağı ilama ilişkin bozma kararının kısmi bozma niteliğinde olmayıp icra müdürlüğünce kararın bölünmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulüne ve icra müdürlüğünün şikayete konu kararlarının iptaline karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi hükmü gereğince uygulanması gerekli 1086 sayılı HUMK'nun 429 vd. maddeleri kapsamında; hükmün temyizi üzerine Yargıtay'ca kısmen onanıp kısmen bozulması ve mahkemece bozmaya uyulması halinde, sadece hükmün bozulan kısımları ile ilgili yargılama yapılarak yeniden karar verilebilir, onanan kısmı ile ilgili yargılama yapılarak yeni hüküm kurulamaz, önceki ilam onanan kısımlar yönünden ayaktadır, taraflar yönünden usuli kazanılmış hak oluşturur ve bu kısımlar yönünden icra kabiliyetini taşır. Bu nedenle hükmün bozulan kısmı yönünden icra işlemleri olduğu yerde durur ise de onanan kısmı yönünden icra işlemlerine devam edilir. (HGK'nun 23.10.2002 tarih ve 2002/11-663 E, 2002/847 K.)
Somut olayda; icra takibinin dayanağı olan ... 9. İş Mahkemesi'nin 25.9.2013 tarih ve 2011/557 Esas - 2013/528 Karar sayılı ilamının, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 11.5.2015 tarih ve 2015/12659 E. - 2015/16953 K. sayılı ilamı ile, davacının (alacaklının) jestiyon primi alacağına hak kazanıp kazanmadığının taraflar arasında çekişmeli olup, işyeri kayıtları ve emsal işçilere yapılan jestiyon primi ödemeleri birlikte değerlendirilip davacının jestiyon primi alacağının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile bu alacağın hüküm altına alınmasının hatalı olduğundan bahisle bu sebebe hasren bozulduğu ve davalının (borçlunun) bunun dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmadığının belirtildiği görülmüştür. Bu durumda, takip dayanağı ilamda hükmedilen jestiyon primi dışındaki alacak kalemleri yönünden borçlunun temyiz itirazları Yargıtay'ca reddedilmiş olup bu alacaklar kesinleşmiş olduğundan, icra müdürlüğünce bozma kapsamı dışında kalan alacaklar yönünden takibe devam edilmesinin yerinde olduğunun kabulü gerekir.
O halde mahkemece, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen jestiyon alacağı haricindeki alacak kısmı yönünden takibin devamının mümkün olduğu nazara alınarak, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy