MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Takip dayanağı ilamda; "... davanın kabulü ile 170.000 ... karşılığı 86.911,96 Euronun davalı banka adına borcu üstlenen ... alınarak davacıya verilmesine, bu miktara 22/12/1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesine göre değişen oranlarda döviz faizi uygulanmasına..." karar verilmiştir.
İcra takibinde, borçludan 86.911,96 Euro asıl alacak, 52.716,45 Euro işlemiş faiz talep edildiği, borçlu vekilince; 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında faiz hesaplamasının yanlış yapıldığı ve Euro çevrim kurunun efektif alış kuru olması gerektiği ileri sürülerek icra mahkemesine itiraz ve şikayette bulunulduğu, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda şikayetin kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; kamu bankaları arasında en yüksek faiz oranının ... tarafından uygulanan faiz oranı olduğundan bahisle, rapor kapsamında gösterilen çizelgeye göre faiz oranlarının uygulandığı, mevcut oranların, borçlu vekilinin temyiz dilekçesine eklediği ... faiz oranları listesine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesine göre; yabancı para faizinin hesaplanmasında, kamu bankalarının o yabancı para üzerinden açtığı bir yıllık vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerekir. Bu madde uyarınca; fiilen ödenen en yüksek faiz oranı sorulup buna göre hesaplama yapılması gerekir. Bankaların fiili uygulamalarını göstermeyen, uygulayabilecekleri asgari ve azami faiz oranlarını belirten ... Bankası faiz oranlarına göre hesaplama yapılamaz. Bilirkişi raporundaki faiz oranlarının, fiili uygulamayı gösteren en yüksek oranlar olup olmadığı rapordan anlaşılamamaktadır.
O halde, mahkemece kamu bankalarının fiilen uyguladıkları oranlar tespit edilerek bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, denetime elverişli olmayan ve açıklanan ilkeyi yansıtıp yansıtmadığı anlaşılamayan bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.