........
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takipte borçlunun icra mahkemesine başvurusunda işlemiş faiz oranı ve miktarlarının fahiş olduğunu, takip sonrası ise %18 oranında işleyecek faiz talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek itirazlarının kabulü ile icra emrinin fazla talep edilen faiz ve oranları yönünden düzeltilmesini talep ettiği, mahkemece icra dosyasının ödeme nedeniyle infaz edildiği, itirazın konusu kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, hükmün borçlu tarafından temyiz edildiği, icra dosyasına eldeki bu şikayetten sonra ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Açıkça itiraz ve şikayetten vazgeçilmeksizin, borcun cebri icra tehdidi altında ödenmesi itiraz ve şikayeti konusuz kılmaz. Her dava ve şikayet, davanın açıldığı (şikayetin yapıldığı) andaki şartlara göre değerlendirilir. (Hukuk Genel Kurulunun 2011/12-177 Esas, 2011/300 Karar sayılı 11.05.2011 tarihli kararı).
O halde, mahkemece, borçlunun itirazının esası incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/01/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
......