MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, keşideci borçlu tarafından imzaya itiraz edildiği, mahkemece; borçlu vekiline verilen kesin sürede ... 6. İcra Dairesi'nde yürütülen takibin esas numarası bildirilmediği gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK.'nun 170/a maddesi uyarınca, icra mahkemesi, müddetinde yapılan şikayet ve itiraz dolayısıyla, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını gerek talep üzerine gerek resen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir.
Takibe konu çekin keşide tarihine göre uygulanması gereken 6102 sayılı TTK.'nun 780/1-e maddesine göre çekin, kambiyo senedi vasfını taşıyabilmesi için, düzenlenme yeri unsurunu ihtiva etmesi gereklidir. Aynı Kanunun 796. maddesi gereğince, ibraz süresi çekin düzenlendiği yere göre belirleneceğinden düzenlenme yerinin, hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde açık olarak gösterilmesi gerekir. Aksi takdirde senedin çek vasfında olduğunun kabulü mümkün değildir. 14/12/1992 günlü ve 1991/1-1992/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da açıklandığı üzere, kısaltılmış olarak yazılan düzenlenme yerinin yukarıda yazılı ilkeye uygun bulunmaması halinde, takip dayanağı belge çek niteliğinde kabul edilemez.
Somut olayda takip konusu senedin düzenlenme yerinin “D. Beyazıt” olduğu, bu hali ile yukarıda açıklandığı üzere düzenlenme yerinin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta yer almadığı görülmektedir.
Bu durumda, düzenlenme yeri belirlenmeyen bu belgenin kambiyo vasfı bulunmamaktadır. Hukuk Genel Kurulu’nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-5 sayılı kararında da benimsendiği üzere, bu husus icra mahkemesince re’sen nazara alınarak İİK'nun 170a/2. maddesi uyarınca borçlu yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan, icra takibinin ... 6. İcra Müdürlüğü’nün 2014/7567 E. sayılı dosyası ile başlatıldığı, borçlunun yetki itirazının ... 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin02.09.2014 tarih, 2014/508 E. - 2014/493 K. sayılı kararı ile kabulüne karar verildiği, alacaklının 6100 sayılı HMK’nun 20. maddesinde öngörülen yasal süredeki talebiyle, icra takip dosyasının yetkili icra dairesine gönderilmesi üzerine, Doğubeyazıt İcra Müdürlüğü'ne geldiği, dolayısıyla ... 6. İcra Müdürlüğü'nde başlatılan takibin numarası, icra takip dosyası kapsamından kolaylıkla tespit edilebileceğinden, borçlu vekiline bu yönde kesin süre verilerek sonucuna gidilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy