MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde, borçlunun ilama aykırı icra emri düzenlendiğinden bahisle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece bilirkişi raporu aldırılarak sonuca göre hüküm kurulduğu, alacaklı vekilinin temyiz başvurusunda takibe dayanak ilamda davalıların borçtan müşterek ve müteselsil sorumlu tutulduklarını dolayısıyla ilama aykırı icra emri düzenlenmediğini belirterek kararın bozulmasını talep ettiği görülmüştür.
28.11.1956 tarih ve 15/15 Sayılı İBK. ve HGK.nun 17.3.1954 tarih ve 3/40-49 sayılı kararları gereğince; her dava açıldığı tarihteki koşullara ve hukuki duruma göre hükme bağlanır.
İlamların infaz edilecek kısmı hüküm fıkrası olup, ilamın aynen infazı zorunludur. İcra mahkemesi, infazın ilama uygunluğunu denetlemekle görevli olup, ilamı yorumlayıp, değiştiremez(HGK. 8.10.1997 tarih, 1997/12-517 E, 1997/776 K.).
Somut olayda, icra takibinin dayanağı olan .... 16. İş Mahkemesinin 08.09.2015 T. ve 2011/8 E.-2015/297 K. sayılı kararı ile; “Davanın Kabulü ile , 80.947.81 TL'nin; (Davalı ...’nın 40.474.11 TL, Davalı ...’ın 32.379.04 TL, Davalı ...’ın 4.047.33 TL, Davalı ...’ın 4.047.33 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) ödeme tarihinden itibaren işleyecek olan faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine” şeklinde hüküm kurulduğu, şikayet konusu 15.10.2015 tarihli örnek 4-5 nolu icra emrinde alacağının tamamının borçlulardan talep edildiği görülmektedir.
Bu durumda, borçluların kusur oranlarına göre birbirlerine rücu edebilmesi, borçlular arasındaki iç ilişki olup, icra takibine dayanak ilamda müştereken ve müteselsilen tahsile karar verildiğinden, şikayet konusu icra emrinin ilama uygun olduğunun kabulü gerekir.
O halde, mahkemece dayanak ilamda açıkça müştereken ve müteselsilen tahsil yönünde hüküm kurulduğu gözetilerek borcun tamamının şikayet eden borçludan talep edilebileceği nedenle şikayetin reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/03/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy