MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilama dayalı olarak başlatılan ilamlı takipte, borçlunun; geçimini çiftçilikle sağladığı iddiası ile İİK'nin 82/4-7-12 madde ve fıkralarına göre haczedilmezlik şikayetinde bulunarak ailesinin ve kendisinin geçimi için zaruri olan arazi, alet ve edevat ile haline münasip evi üzerindeki hacizlerin anılan maddeler gereği kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece; davacının üzerine kayıtlı olan birden fazla ev olduğu ve bu evlerden bir kısmının mülkiyetinin tamamının kendisine ait, bir kısmının ise paylı mülkiyete tabi olduğu, mülkiyeti tam payla davacıya ait ve fiilen davacının ailesi tarafından kullanılan 1127 parsel numaralı ev yönünden davacının şikayetinin kabulü ve diğer taşınmazlar yönünden ise talebin reddi ile davacı tarafından her ne kadar haczedilen tarım arazileri yönünden İİK82/7 maddesi uyarınca haczedilemezlik şikayetinde bulunulmuşsa da davacının emekli olup emekli maaşı aldığı ve geçimini sağlaması mümkün olduğu görüldüğü için bu şikayetinin de reddi gerekçeleri ile davanın kısmen ret kısmen kabulüne karar verilerek, davacının ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, 1127 nolu parseldeki taşınmazın haline münasip olması nedeniyle haczedilemezlik itirazının kabulüne ve yine davacının yukarıda belirtilen taşınmaz dışındaki diğer taşınmazlara ilişkin haczedilemezlik itirazının reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından İİK'nun 82/4 maddesi kapsamındaki çiftçiliğe ilişkin verilen hüküm yönünden temyiz edildiği görülmektedir.
İİK.'nin 82. maddesinin birinci fıkrasının 4. bendinde; ''Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletlerinin..." haczedilemeyeceği belirtildikten sonra, aynı maddenin üçüncü fıkrasında; ''Birinci fıkranın (2), (4), (7) ve (12) numaralı bentlerinde sayılan malların kıymetinin fazla olması durumunda, bedelinden haline münasip bir kısmı, ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır'' hükmüne yer verilmiştir. Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.12.1972 tarihli ve 542/1979 sayılı kararında; "maddede sözü edilen aile tabirine, davacının, kanunen geçindirmekle yükümlü olduğu kimselerin dahil olacağı ve haczi caiz olmayan arazi tespitinde, böyle bir ailenin geçimi için zaruri olup olmadığının göz önünde tutulması gerektiği" belirtilmiştir.
Borçlunun yukarıda açıklanan kanun hükmünden yararlanabilmesi için asıl uğraşısının çiftçilik olması gerekir. Yani geçimini çiftçilik ile temin etmelidir. Bunun için borçlunun bizzat kendisinin ziraat yapması zorunlu olmayıp tarım arazisini ortakçıya (yarıcıya) vermek suretiyle işletmesi veya kiraya vermesi halinde de bu madde uyarınca haczedilmezlik şikâyetinde bulunabilir. Asıl işi çiftçilik olan borçlunun yan gelir elde etmek amacıyla yan işler yapması çiftçilik sıfatını ortadan kaldırmaz. Böyle bir durumda, borçlunun kendisi ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazinin miktarı, haczedilen haczedilmeyen tüm taşınmazları, keşif ve bilirkişi incelemesi ile belirlenmeli ve borçlunun elde ettiği ek gelirler de dikkate alınarak hesaplama yapılmalı, borçlunun asıl uğraşısının çiftçilik olup olmadığı belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Ayrıca, çiftçi olan borçlunun, emekli maaşı alması da çiftçilik vasfını ortadan kaldırmaz. Böyle bir durumda borçlunun, kendisi ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazinin miktarı belirlenirken, aldığı emekli maaşı da dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekir.
Somut olayda, mahkemece; borçlunun çiftçilik mesleğini icra edip etmediğinin ilgili kurumlardan sorulmadığı, sosyal ve ekonomik durum incelemesi için ... İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından sunulan raporda da bakmakla yükümlü bulunduğu aile fertleri ve bunların gelir durumlarının yer almadığı, dolayısıyla borçlunun çiftçilik yapıp yapmadığı ve yapıyor ise yıllık geçinebileceği miktar tespiti için yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığı görülmektedir.
Öte yandan, yukarıda da ifade olunduğu üzere; borçlunun almış olduğu emekli maaşının haczedilemezlik şikayetine engel olmayıp sadece, kendisi ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazinin miktarı belirlenirken değerlendirmeye konu edileceği de açıktır.
O halde, mahkemece; yukarıda açıklanan kanun hükümleri dikkate alınmak suretiyle; zirai bilirkişi ve kadastro bilirkişisinin de katılımıyla tekrar keşif yapılarak denetime elverişli bir bilirkişi raporu aldırılarak, borçlunun ve bakmakla yükümlü olduğu ailesinin gelir durumunu gösteren sosyal ve ekonomik durum raporu ve çiftçilik ile meşgul olup olmadığının ilgili kurumlardan araştırılıp, çiftçilik mesleğini icra ettiği tespit edildiği takdirde, yıllık geçinebileceği miktar belirlenerek şikayet tarihinde haczedilen ve haczedilmeyen tüm taşınmazlarından elde ettiği gelir ve emekli maaşı da dikkate alınarak tespit edilip, haczedilen tarla vasfındaki taşınmazların kendisi ve ailesinin geçimi için zaruri olup olmadığı ya da ne kadarının zorunlu olduğu belirlendikten sonra elde edilen tüm veriler birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabul ve kısmen reddi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/04/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy