MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/267 Esas 2010/207 Karar sayılı ''müdahalenin men’i ve yıkıma ilişkin'' ilamına dayalı olarak ... 1. İcra Müdürlüğünün 2012/4022 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine karşı alacaklının icra mahkemesine başvurusunda; yıkımına karar verilen binaların mahkeme ilamına ekli krokide "F" ile belirtilen binanın yıkılmadığını, 04/12/2015 tarihinde yıkım işlemleri için ilama konu taşınmaza gidildiğini, ancak fen bilirkişisinin, bölgede Kadastro Kanununun 22/A maddesi uygulaması gerçekleştirildiğini ve bu uygulama neticesinde yıkım kararı verilen binanın tekrar borçlunun sınırları içerisinde kaldığını beyan etmesi üzerine icra müdürünün bilirkişi beyanına itibar ederek yıkım işlemlerini durdurma kararı verdiğini belirterek bu kararın iptalini talep ettiği, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda alacaklının takibe dayanak ilamın uygulanması için talepte bulunması üzerine, 04/12/2015 tarihinde yıkım işlemleri için icra müdürlüğünce ilama konu taşınmaza gidildiği, ancak işlem yapılacağı sırada harita mühendisi bilirkişinin, bölgede Kadastro Kanununun 22/A Maddesi uygulaması gerçekleştirildiği, bu uygulama neticesinde de yıkım kararı verilen binanın tekrar borçlunun sınırları içerisinde kaldığını beyan etmesi üzerine icra müdürü tarafından bilirkişi beyanına itibar edilerek yıkım işlemlerinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Takip kesinleşmiş bir meni müdahale ilamına dayalı olmakla, İcra Mahkemesince ilamın verildiği şekilde uygulanması gerekmekte olup, her ne kadar ilamın infazı için mahalline gidildiğinde keşfe götürülen harita mühendisi tarafından; kadastro yenileme neticesinde bu yerin borçluya ait parselde kaldığı yönünde tespitte bulunulmuş ise de, hali hazırda bahsi geçen kadastro yenileme işlemlerinin kesinleşip kesinleşmediği, tapuya şerh edilme durumunun ve borçlu tarafça dayanak ilama karşı İade-i Muhakeme yoluna başvuru yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılmadığı görülmektedir.
O halde; mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar araştırıldıktan sonra, gerekirse keşif yapılmak suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yalnızca İcra Müdürlüğü’nün 04.12.2015 tarihli tutanağındaki beyanına göre, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/04/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy