MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK’nun 82/1-12. maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.
Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu ögeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.
Somut olayda, hacze konu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi'nde bulunan 222 Ada, 121 Parsel'de kayıtlı 4 nolu bağımsız bölümün borçlu adına kayıtlı tam hissesine 27.01.2015 tarihinde haciz konulduğu, borçlunun şikayet dilekçesinde taşınmazın kendisi ve ailesi için hale münasip olduğunu ileri sürerek taşınmaza konulan haczin kaldırılmasını istediği, mahkemece, taşınmaz üzerinde ipotek bulunduğu ve ipoteğin zorunlu ipoteklerden olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmaz hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Zira zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi, bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklanmaktadır. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engeller ise de, haciz tarihi itibariyle ipotek konusu borcun ödenmiş olması halinde, ipotekle yükümlü bulunmayan taşınmaz hakkında meskeniyet şikayetinde bulunulabilir.
Dosyada mübrez tapu kaydının incelenmesinde; şikayete konu taşınmazın tapu kaydında şikayete konu olan haciz tarihinden önce konulmuş ipotek bulunduğu ve 28.08.2006 tarih ve 5021 yevmiye numaralı resmi senet örneğine göre ipoteğin zorunlu ipoteklerden olmadığı anlaşılmakta ise de; ilgili banka cevabından 14.08.2009 tarihinde ipotek konusu borcun ödendiği ve ipoteğe ilişkin alacağın kalmadığı, borçlunun başvurusu halinde ipotek fek işlemi gerçekleştirilebileceğinin bildirildiği, bu durumda 27.01.2015 tarihli haciz tarihinden önce ipotek konusu borcun ödendiği görülmüştür.
O halde mahkemece; 27.01.2015 tarihli haciz tarihi itibariyle ipotek konusu borç ödenmiş olup, borçlu ipotekle yükümlü bulunmayan taşınmaz hakkında meskeniyet şikayetinde bulunabileceğinden, borçlunun haczedilmezlik şikayetinin esası incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.