MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi 3. kişi haciz alacaklısının, 12.01.2015 günü yapılan 19 adet taşınmaza ilişkin ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği, bir kısım davalı tarafından kararın temyizi üzerine Dairemizce şikayetin reddi gerektiğinden bahisle mahkeme kararının bozulduğu, mahkemece yeniden yapılan yargılama sırasında şikayetçi vekilinin 18.01.2018 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini bildirdiği, mahkemece ihalenin feshi talebinin feragat nedeniyle reddine karar verildiği, para cezası hususunda ise olumlu yada olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmıştır.
İİK’nun 134. maddesinin 2. fıkrasında; “…Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece işin esasına girilerek şikayetin kabulü yönünde hüküm kurulduktan ve bu kararın Dairemizce bozulmasından sonra, dosyanın yeni esasa kaydı ile devam eden yargılama sırasında, şikayetçinin davadan feragat ettiği anlaşıldığından, mahkemece, İİK'nun 134/2. maddesi gereğince şikayetçinin % 10 para cezasıyla sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekir.
Ancak, mahkemece, İİK'nun 134/8. maddesinde bulunan; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi de nazara alınmalıdır.
Yukarıda anlatılanlar gereğince şikayete konu ihalelerin incelenmesinde; muhammen bedeli 130.000,00 TL olan ... parsel 40 nolu dükkanın 170.100,00 TL'sına, muhammen bedeli 140.000,00 TL olan ... parsel ... nolu dükkanın 180.100,00 TL'sına, muhammen bedeli 175.000,00 TL olan ... parsel ... nolu dükkanın 550.100,00 TL'sına, muhammen bedeli 110.000,00 TL olan ... parsel zemin kat 4 nolu dükkanın 111.000,00 TL'sına, ... bedeli 100.000,00 TL olan ... parsel zemin kat 3 nolu dükkanın 125.000,00 TL'sına satıldığı, dolayısı ile ... bedellerinin üzerinde satışı yapılan bu taşınmazlar
(5 adet taşınmaz) bakımından zarar unsurunun gerçekleşmediği anlaşılmış olup, şikayetçinin bu taşınmazlar yönünden ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığının kabulü gerekir.
O halde; İİK'nun 134/2. maddesi hükmü emredici nitelikte olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan ve dolayısıyla mahkemece re’sen uygulanması gerekeceğinden, işin esasına girildiği de nazara alınarak, satışında zarar unsuru bulunmayan yukarıda yazılı taşınmazlar (5 adet taşınmaz) hariç olmak üzere, şikayet konusu 14 adet taşınmazın ihale bedeli üzerinden şikayetçinin % 10 para cezasına mahkûm edilmesi gerekirken, para cezası yönünden karar verilmemesi yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Davalı ...'nın temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy