MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde, borçluların, icra mahkemesine yaptıkları başvuruda, asıl davada; haczedilemez meskenlerine konulan haczin kaldırılması, takip konusu alacağın müteselsilen tahsiline ilişkin bir talep olmadığından takipte haksız uygulanan müteselsilen tahsiline yönelik işlemlerin iptali, takip konusu borçlarına yetecek taşınmazları haczedilmiş olduğundan dolayı da diğer taşınmazlarına konulan haczin kaldırılması ve işlemiş faizin ilama aykırı hesaplandığı şikayetlerini ileri sürdükleri, mahkemece; birleştirilen dava tarihi itibariyle hacizlerin yenilendiği bu dava yönünden taleplerinin incelenmesi gerektiği sonucuna varılarak birleştirilen 2015/420 E. sayılı dosyanın tefrik edilerek yeni bir esasa kaydedilmek suretiyle yargılamaya devam edilmesine, asıl dava yönünden, taşınmazlar üzerindeki hacizlerin düşmüş olduğu gerekçesi ile davacıların hukuki yararı bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği, ancak asıl davada borçluların ileri sürdüğü diğer şikayetler ile ilgili mahkemece bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı görülmektedir.
6100 sayılı HMK'nun 297. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılmasını ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi gerektiği; aynı maddenin 2. fıkrasında ise; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir.
O halde mahkemece, borçluların, asıl davada ileri sürdükleri, takip konusu alacağın müteselsilen tahsiline ilişkin bir talep olmadığından takipte haksız uygulanan müteselsilen tahsiline yönelik işlemlerin iptali, takip konusu borçlarına yetecek taşınmazları haczedilmiş olduğundan dolayı fazladan diğer taşınmazlarına konulan haczin kaldırılması ve işlemiş faizin ilama aykırı hesaplandığı şikayetleri konusunda da inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konularda olumlu ya da olumsuz bir hüküm tesis edilmemesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/12/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy