.....
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçinin 22/05/2009 tarihli şikayet dilekçesinde sanığın suça konu araçlar ve gayrimenkulleri alacaklıdan mal kaçırma kastıyla satarak devrettiği ve kimisi için muvazaalı borç yaratarak icra takibi başlatılmasına ve neticesinde haciz işlemi uygulanmasına neden olduğuna yönelik beyanı ile dosya içinde bulunan satım sözleşmeleri dikkate alındığında suç tarihlerinin 03/03/2009, 27/02/2009, 06/02/2009 tarihleri olduğu, suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı .....’nın 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, sanığın savunmasının 04/05/2011 tarihinde görevsiz olan ..... tespit edilmesine rağmen, 5271 sayılı CMK’nın 7. maddesi gereğince bu işlem yenilenmesi mümkün olmayan işlemlerden olmadığından zamanaşımını kesen son işlem olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle suç tarihlerinden sonra zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve son eylemin gerçekleştirildiği tarih olan 03/03/2009 tarihinden inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 03/03/2017 tarihinde yargılama sırasında gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle davanın DÜŞMESİNE, 26/02/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
.......
Full & Egal Universal Law Academy