MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-) Sanık hakkında İİK 333/a maddesine ilişkin kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B-) Sanıklar hakkında İİK 337/a maddesine ilişkin kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Ödeme emrinin sanığın yetkilisi olduğu borçlu şirkete tebliğ edilmediği ve henüz takip kesinleşmeden 27.04.2015 tarihinde şikayette bulunulduğunun anlaşılması karşısında, şikayet tarihi itibariyle kesinleşmiş bir takip bulunmadığından davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi ve sanık vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiyle, kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceği anlaşıldığından 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan DAVANIN DÜŞMESİNE, 02/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy