MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
1) İİK’nın 337/a maddesine aykırılık suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
Şikayet hakkının düşürülmesine yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2) İİK’nın 333/a maddesine aykırılık suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
Sanıkların üzerine atılı “ticari işletme yöneticisinin alacaklıları zarara sokmak kastı ile borcu ödememesi” suçunun takibi şikayete bağlı olup, bu suçta suç tarihi icra takibinin kesinleştiği tarih olup, yapılan itiraz üzerine icra takibinin durduğu, takibin devamına ilişkin ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22.12.2000 tarih ve 1998/1087 Esas-2000/1091 Karar sayılı kararının 23.04.2001 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin İİK'nın 347. maddesinde düzenlenen süreler geçtikten sonra 17.12.2014 tarihinde şikayette bulunması nedeniyle sanıklar hakkında şikayet hakkının düşürülmesi yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, tebliğnameye aykırı olarak İİK’nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE, 02/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy