MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanıkların üzerlerine atılı “Gerçeğe Aykırı Beyanda Bulunma” suçunun takibi şikayete bağlı olup, birinci haciz ihbarnamesine şirket vekili tarafından 04.11.2014 tarihinde itiraz edildiği, alacaklı vekilinin 10/11/2014 tarihinde borçlu adına kayıtlı gayrimenkullerinin tespit edilerek haciz şerhi işlenmesi talebi ile ihbarnameye itiraz edildiğini öğrendiğinin anlaşılması karşısında, dosya kapsamından tespit edilen tarihe göre 10/11/2014 tarihinde öğrenmenin gerçekleşmesine rağmen, şikayetçi vekilinin İİK'nın 347. maddesinde düzenlenen fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 02/03/2015 tarihinde şikayette bulunması nedeniyle sanıklar hakkında şikayet hakkının düşürülmesi yerine yazılı şekilde beraatlerine dair kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, İİK'nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE, 16/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy