.......
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, ilama aykırı dosya hesabı yapıldığı ileri sürülerek, 06.12.2013 tarihli borç muhtırasının iptali talep edilmiş; mahkemece verilen ilk kararın, denetime elverişli bilirkişi raporu alınması için Yargıtay 8. Hukuk Dairesince bozulması üzerine alınan rapor sonucunda, şikayetin kabulü ile borç muhtırasındaki miktarın 9.909,55 TL olarak tespitine karar verilmiştir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlunun takipte ilama aykırı olarak fazla alacak talep edildiği yönündeki iddiası ilama aykırılık şikayeti olup, kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle, süresiz olarak icra mahkemesi önüne getirilebilir. (HGK'nun 21.06.2000 tarih, 2000/12-1002 sayılı Kararı).
Somut olayda, mahkemece aldırılan 07.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda, dosya hesabı yapılırken “90.073,61 TL takipte kesinleşen miktar” üzerinden hesaplama yapıldığı görülmektedir. Borçlunun ilama aykırı hesap yapıldığı iddiası süresiz şikayet olduğundan, icra emrinde talep edilen alacak miktarının, ilama uygun olup olmadığı tespit edilmeksizin, takipte kesinleşen miktar esas alınarak dosya hesabının yapılması isabetsidir.
Öte yandan, HGK'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E. - 1997/776 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. İcra mahkemesi, ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip değildir.
Somut olayda, takibe dayanak......6.11.2012 tarihli, 2011/423 E.- 2012/782 K. sayılı ilamının hüküm bölümünün “2-c” bendinde aynen “5.304,67 TL yönünden davanın kabulü ile dava tarihi 27/04/2011 tarihinden ..... de tahsiline....” karar verilirken, aynı hükmün “2-d” bendinde “62.379,18 TL yönünden kabulü ile dava tarihi 27/04/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte DSİ'den tahsili”ne karar verilmiştir. Dolayısı ile hükmün “2-c” bendinde faize hükmedilmezken, “2-d” bendinde faize hükmedilmiş olup, ilamın hüküm bölümü aynen infaz edileceğinden, 5.304,67 TL asıl alacak için karar tarihinden itibaren faiz hesaplanması gerekmektedir.
O halde mahkemece, gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınmak sureti ile, takip talebi de dikkate alınarak, icra emrinde istenen alacak miktarının ilama uygunluğu denetlenip, dosyadaki ödemeler de gözetilerek, şikayet konusu muhtıra tarihi itibari ile dosya hesabının yapılması ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle mahkeme kararının İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/02/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
.....
Full & Egal Universal Law Academy