MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçluların icra mahkemesine yaptıkları başvuru ile; asliye ticaret mahkemesince borçlu şirketlerin iflasına karar verilmesi üzerine iflas müdürlüğünce iflas dosyası oluşturulduğu, ancak iflas kararının Yargıtay’ca bozulması ile ilk derece mahkemesince iflas kararında direnilerek yeni bir iflas tarihi belirlendiği, bu durumda iflas müdürlüğünce yeni bir iflas dosyası açılması gerekirken, önceki iflas dosyası üzerinden işlemlerin kaldığı yerden devamına karar verilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürerek iflas müdürlüğünün 24.11.2017 tarihli “dosyanın kaldığı yerden devamına” dair kararının iptali ile yeni bir dosya numarası verilerek iflas işlemlerinin yeni baştan yapılmasını talep ettikleri, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği, ilk derece mahkemesi kararına karşı borçluların istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve şikayetin kabulü ile şikayete konu iflas dairesinin 24.11.2017 tarihli kararının iptaline hükmedildiği görülmektedir.
Somut olayda; ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 23.12.2015 tarih ve 2015/167 E. - 2015/715 K. sayılı kararı ile borçlu şirketlerin iflasına, iflasın 23.12.2015 itibariyle açılmasına karar verildiği, bu karara istinaden ... 21. İcra ve İflas Müdürlüğü’nün 2015/41 İflas sayılı dosyasının açıldığı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 07.12.2016 tarih ve 2016/2642 E. - 2016/5307 K. sayılı kararı ile iflas hükmünün bozulduğu, karar düzeltme taleplerinin de reddedildiği, bozma üzerine yeniden yapılan yargılamada mahkemece 22.11.2017 tarih ve 2017/496 E. sayılı karar ile ilk kararda direnilmesine, davacı şirketlerin 22.11.2017 itibariyle iflaslarına hükmedildiği, bu karardan sonra yeni bir iflas dosyası oluşturulmayarak ilk iflas dosyası üzerinden işlemlere devam edildiği anlaşılmaktadır.
Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararla borçlunun yeniden iflasına karar verildiği takdirde, daha önce seçilmiş iflas idaresi varsa dosyanın aynı iflas idaresine tevdi edilerek iflas idaresi tarafından tasfiyeye kaldığı yerden devam edilebilmesi, buna bağlı olarak iflas idaresi tarafından İİK’nun 166. maddesi gereğince yazışma yapılan kurum ve kuruluşlara bilgiler verilerek ve bozmadan sonra yeniden verilen iflas kararı üzerine yeniden gerekli ilanların yapılmasını engelleyen yasal bir düzenleme bulunmayıp, verilen ilk iflas kararı üzerine açılan iflas dosyası üzerinden işlemlere devam edilmesinin tabi olduğunun kabulü gerekir
O halde; ilk derece mahkemesince verilen şikayetin reddine ilişkin karar yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesi’nce şikayetçilerin istinaf başvurularının esastan reddine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi’nin 14.11.2018 tarih ve 2018/1072 E. - 2018/2376 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 05/03/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy