MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında bir adet bonoya dayalı olarak yapılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe karşı, borçlunun icra mahkemesine başvurarak imzaya itiraz ettiği, mahkemece bono tanzim tarihinde senet altında imzası bulunan ...’ın borçlu şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığı, yetkisinin kaldırıldığı hususunun bono tanzim tarihinden önce ticaret sicil gazetesinde yayın ve ilan edildiği gerekçesiyle imza incelemesi yaptırılmaksızın imzaya itirazın kabulü ile asıl alacak tutarının %20 si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince alacaklının istinaf isteminin HMK 353-(1)-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 170/3. maddesine göre; icra mahkemesi, 68/a maddesinin 4. fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İİK'nun 170/4. maddesinde ise; senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklının senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum edileceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda imzaya itiraz kabul edilerek takibin durdurulmasına karar verilmiş olmakla birlikte, yukarıda belirtilen açık yasa hükmüne göre, mahkemece İİK'nun 68/a maddesi 4. fıkrasına göre yapılacak bir imza incelemesi neticesinde tarafların tazminatla sorumlu tutulacakları düzenlendiğinden ve mahkemece herhangi bir imza incelemesi yapılmaksızın, itirazın kabul edildiği görülmektedir.
O halde mahkemece imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi doğru ise de alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 14.01.2019 tarih ve 2018/1466E. - 2019/36 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ... 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 25.04.2018 tarih ve 2017/19 E. - 2018/253 K. sayılı kararının hüküm bölümünün 3.bendinde yer alan “Asıl alacak 6.420.000-TL’nin %20 si oranında olan 1.284.000-TL tazminatın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine ” cümlesinin silinerek karar metninden çıkartılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca (ONANMASINA), dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy