Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ...'ın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin ... İcra Ceza Mahkemesinin 18/12/2018 tarihli ve 2018/619 esas, 2018/715 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/01/2019 tarihli ve 2019/5 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 01/04/2019 gün ve 94660652-105-31-2472-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/04/2019 gün ve KYB.2019-38127 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği, 09/05/2017 tarihli taahhütnamede ise işlemiş faiz olarak 423,31 Türk lirası olarak belirtildiği ve taahhüt tarihi olan 09/05/2017'den son taksit tarihi olan 09/06/2021 tarihine kadar işleyecek faizin 0,00 Türk lirası olarak belirtildiği, ancak anılan taahhüt incelendiğinde borçlunun taahhüdüne esas 49 taksitin mevcut olduğu, bu halde taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar olan sürede işleyecek faizin 0,00 Türk lirası olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki 423,31 Türk lirası olarak belirlenen işlemiş faizin hangi dönemleri kapsadığı, icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/01/2019 tarihli ve 2019/5 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, bu eylemle ilgili olarak tazyik hapsi infaz edilmekte ise salıverilmesine 22/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy