MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borçlunun, takibe dayanak çeklerin bankaya ibraz edildiğinde yetkili imzaları taşımadığından bahisle işlem yapılmadığı, çeklerin kambiyo vasfı taşımadığı, borçlu şirkete ... Sulh Ceza Mahkemesi’nce 22.09.2016 tarihinde 2016/2265 Değişik İş sayılı kararı ile kayyım atandığı, dayanak çeklerde keşide tarihi itibari ile yetkililerin imzasının bulunmadığı, bu çeklere dayalı aleyhine takip yapılamayacağı iddiası ile takibin iptalini talep ettiği, ilk derece mahkemesince, şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf isteminin HMK’nun 353/1-b-l maddesi gereğince esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, takibe konu çeklerin keşide tarihi itibari ile yetkililerin imzasını taşımadığı iddia edilmiş olup, borçlunun başvurusu, bu hali ile İİK’nun 168/5. maddesine dayalı borca itiraz niteliğindedir. Bu durumda, itiraz hakkında İİK'nun 169/a maddesinin uygulanması gerekmekte olup, anılan maddenin 5. fıkrasında; “İtirazın kabulü kararı ile takip durur” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre İİK'nun Kanunun 169/a-5. maddesi gereğince takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesince; HMK’nın 353/1-b-2 ve 356. maddeleri gereğince, ilk derece mahkemesi kararının, takibin durdurulması yönünde düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken, bu hususta karar verilmediği anlaşılmış olmakla, ilk derece mahkemesi kararının belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin 06.02.2019 tarih ve 2018/3063 E. - 2019/365 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ... l.
İcra Hukuk Mahkemesinin 03.07.2018 tarih ve 2018/204 E-404 K. sayılı kararının hüküm bölümünün “1” nolu bendinde yer alan “...takibin iptaline” sözcüğünün karar metninden çıkartılmasına, yerine “...takibin durdurulmasına” sözcüğünün yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alman harcın istek halinde iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 23/06/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy