MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine (2 adet) bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde; borçlunun, sair itirazları ile birlikte takibe konu borcun tamamını ödediği itirazı ile takibin iptalini talep ettiği, mahkemece ilk olarak, alacaklı hamilin keşideciye protesto çekmediğinden bahisle lehtar olan davacı hakkında takip yapamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile takibin iptaline hükmolunduğu, Dairemizce anılan kararın bozulduğu, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uygun olarak; öncelikle ... Adli Tıp Kurumu’ndan, davacının takibe konu borcun elden ödendiğine ilişkin taraflarca imzalandığı iddiasıyla sunduğu adi yazılı belge altındaki imzanın alacaklıya ait olup olmadığının tespiti için rapor alındığı fakat 04.01.2019 tarihli raporda anılan imzanın alacaklının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, akabinde mahkemece aldırılan 04.03.2019 tarihli ikinci raporda ise anılan belgedeki imzanın alacaklıya ait olabileceğinin bildirildiği, mahkemece ikinci rapora itibarla davanın kabulüne ve takibin durdurulması ile aleyhe tazminata hükmolunduğu görülmektedir.
Somut olayda, mahkemece yaptırılan her iki inceleme neticesinde alınan raporlarda şikayet konusu adi yazılı belge altındaki imzanın alacaklı ... eli ürünü olup olmadığı hususunda kesin ve sağlıklı bir kanaat beyanının sunulmadığı, haliyle anılan raporların sonuçları itibariyle çelişkili olduğu ve aralarındaki mübayenet giderilmeden, sadece, kesin kanaat içermeyen ve alacaklı tarafından da itiraza konu olan 04.03.2019 tarihli son rapora üstünlük tanınmak suretiyle sonuca gidilmesinin doğru olmadığı açıktır.
O halde, mahkemece, raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek kesin kanaate ulaşılması için, yeniden ve grafoloji alanında ehil bilirkişilerden oluşturulacak bir kuruldan kuşkudan uzak, Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/09/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.