MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlu tarafından taşınmaza ilişkin ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece, şikayetin esası incelenerek reddine karar verildiği, borçlu tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği, kararın alacaklı vekilince temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Şikayet, İcra ve İflas Hukukunda düzenlenmiş kendine özgü bir yol olup Medeni Usul Hukuku kapsamında bir dava veya kanun yolu değildir. Şikayette karşı tarafın usul hukuku anlamında, taraf niteliğine sahip olmaması nedeniyle şikayette, tarafların yanlış belirtilmiş veya hiç belirtilmemiş olmasının bir önemi yoktur. Bu eksiklik şikayetin reddini gerektirmez. Şikayetle İcra ve İflas Dairesi işlemlerinin hukuka uygunluğu incelendiğinden, icra mahkemesi şikayet üzerine takip dosyasını getirterek şikayetle ilgili olan kişileri belirlenmeli, bu kişileri duruşmaya çağırıp görüşlerini almalı ve varsa delillerini incelemelidir (Kuru, Baki; İcra ve İflas Hukuku El Kitabı), ... s.716).
İİK'nun 134/2. maddesinde; "İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren 20 gün içerisinde duruşma yapar ve taraflar gelmese bile icap eden kararı verir" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, borçlunun, yapılan ihalenin usulüne uygun olmadığını ileri sürerek ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, ihale alıcısı Coşkun Karakelle’ye husumetin yöneltilmediği, alıcının yokluğunda şikayetin karara bağlandığı görülmüştür.
O halde, bölge adliye mahkemesince, ihale alıcısının icra dosyasındaki mevcut adresine tebligat çıkartılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmaksızın işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz isteminin kısmen kabulü ile, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 24/10/2019 tarihli, 2019/889 E. - 2019/1029 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.