Borçlunun ödeme şartını ihlal suçundan sanık ...'ın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin ... 1. Asliye Hukuk (İcra Ceza) Mahkemesinin 31/01/2019 tarihli ve 2018/84 esas, 2019/25 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair ... 2. Asliye Hukuk (İcra Ceza) Mahkemesinin 18/03/2019 tarihli ve 2019/9 değişik iş sayılı kararı aleyhine ... Bakanlığının 24/12/2019 gün ve 94660652-105-55-5988-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/01/2020 gün ve KYB.2019-135854 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
... Adli Yargı ... Komisyonu'nun yargı çevresi içerisinde icra mahkemesinin kurulu olmaması sebebiyle Asliye Hukuk Mahkemelerinin İcra Ceza Mahkemesi sıfatıyla görev yaptıkları, bu anlamda anılan yargı çevresinde bir adet İcra Mahkemesinin bulunduğu cihetle, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek dosyanın görevli Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, işin esasına girerek yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de;
2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 17/08/2018 tarihli taahhütnamede faiz olarak 89,49 Türk lirası belirtilmiş ise de, bu faizin hangi dönemleri kapsadığı, icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozma isteminin (1) no’lu nedeni yönünden yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine ilişkin ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, ... 2. Asliye Hukuk (İcra Ceza) Mahkemesinin 18/03/2019 tarihli ve 2019/9 değişik iş sayılı kararının, CMK’nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, bozma sebebine göre bu aşamada kanun yararına bozma isteminin (2) no’lu (Kabule göre) bendi açısından karar verilmesine yer olmadığına, 18/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.