MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, icra müdürlüğünün 03.4.2015 tarihli muhtırasında bakiye dosya alacağının 1.417.758,21 TL olarak istenmesinin, icra vekalet ücretinin maktu yerine nispi hesaplanması nedeniyle hatalı olduğunu ileri sürerek muhtıranın iptalini talep ettiği, mahkemece 16.6.2015 havale tarihli ek bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle şikayetin kabulüne ve 03.4.2015 tarihli kapak hesabının 1.244.995,12 TL olarak düzeltilmesine karar verildiği, kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizce; alacaklının temyiz itirazları reddedilerek, borçlunun temyiz isteminin kısmen kabulü ile ek rapor alınarak karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, şikayete konu muhtıra tarihi itibariyle dosya borcunun 1.567.940,75 TL olduğuna yönelik 30.7.2021 tarihli ek rapora dayanılarak, şikayetin tümden reddine hükmedildiği görülmektedir.
Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi halinde, (HUMK 429, HMK 363 ve devamı maddeleri) mahkeme artık bu uyma kararı ile bağlıdır. Bozmaya uyma kararı, lehine bozma yapılan taraf için usule ilişkin kazanılmış hak doğurur (HGK 2010/9-71 E., 2010/87 K.).
Somut olayda; şikayete konu muhtıradaki tutarın 1.417.758,21 TL, mahkemece Dairemizin bozma ilamından önce hükmedilen tutarın ise 1.244.995,12 TL olduğu, Dairemizin 21.6.2018 tarih ve 2018/2758 E. - 2018/6578 K. sayılı bozma ilamında alacaklının temyizinin reddedildiği, borçlunun temyizinin ise kısmen kabul edildiği, bu suretle muhtıradaki tutarın 1.244.995,12 TL yönünden borçlu lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu, hal böyle olmasına rağmen mahkemece bozma sonrası alınan 30.7.2021 tarihli ek bilirkişi raporuna itibar edilerek şikayetin tümden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dairemizin bozma ilamından önce ve sonra mahkemece hükme esas alınan 16.6.2015 havale ve 30.7.2021 tarihli raporlar arasındaki farkın, 11.3.2015 ile 03.4.2015 tarihleri arasında işleyen faiz hesabından kaynaklandığı görülmektedir.
O halde mahkemece, borçlunun usuli kazanılmış hakkı da nazara alınarak, 11.3.2015 ile 03.4.2015 tarihleri arasında işleyen faiz hesabına ilişkin fahiş farkın sebebi de ortaya konulacak şekilde, yeniden ehil bilirkişilerden oluşacak bir heyetten Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığa çözüm getirecek nitelikte bulunmayan rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/11/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy