MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararına ait dava dosyasının T.C. Anayasa Mahkemesi' nin 26.11.2021 tarih ve 2018/19263 sayılı yazısı üzerine ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde, borçluların icra mahkemesine başvurularında; yenileme emrinin iptali talebi ile birlikte alacağın zamanaşımına uğradığını da ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep ettikleri, mahkemece borçluların zamanaşımı itirazları değerlendirip karara bağlanmadan yenileme emrinin iptali isteminin kısmen kabulüne karar verildiği,
Kararın, Dairemizin 11.02.2016 tarih ve 2015/25639 E. - 2016/3611 K. sayılı ilamı ile "...borçluların, alacağın zamanaşımına uğradığı yönündeki talepleri de incelenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği..." gerekçesi ile bozulduğu,
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne, zamanaşımı itirazının takip dosyasının 10 yıl boyunca takipsiz bırakılmadığı gerekçesi ile reddine, kararın tebliğinden itibaren 10 günlük süre içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği,
Kararın borçlular tarafından temyiz edildiği,
Borçluların temyiz talebinin Mahkemenin 10/12/2018 tarihli ek kararı ile "...karar tefhim edildiği halde temyiz dilekçesinin belirli süre geçirildikten sonra verilip kaydettirildiği..." gerekçesi ile süre aşımı nedeni ile reddine karar verildiği,
Ek kararın borçlular tarafından temyiz edildiği,
Dairemizce; Mahkemenin " temyiz isteminin reddine " ilişkin ek kararının onanmasına karar verildiği, borçluların karar düzeltme talebinin de Dairemizce reddedildiği,
Borçluların, kanun yolu başvurusunun süre yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiası ile Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundukları,
T.C. Anayasa Mahkemesi’nin İkinci Bölümün, 08/09/2021 tarih, 2018/19263 Başvuru Numaralı kararı ile bireysel başvuruyu kabul ederek;
-Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna,
-Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine,
-Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak amacıyla ilgili Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay dairelerine gönderilmek üzere ekli tablonun D sütununda numaraları belirtilen İcra Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine karar verildiği ve dava dosyasının temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
Bireysel başvuru, T.C. Anayasası' nın 45 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, bireysel başvuruya ilişkin kararların niteliği 50. maddede;
"MADDE 50-(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez.
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. " şeklindedir.
T.C. Anayasa Mahkemesi' nin ihlal kararı, özetle temyiz süresinin tebliğ ile başlatılması gerektiğine ilişkindir.
Karar Yargıtay' ın ilgili Dairesi' ni bağlayıcı nitelikte olduğundan, borçluların temyiz talebinin süresinde olup, olmadığını temyiz edilen mahkeme kararının tebliğ tarihine göre belirlemek gerekmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararı borçlulara 29.11.2018 tarihinde tebliğ edilip, temyiz ise 07.12.2018 tarihinde yapıldığından borçluların temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldığından, Dairemizin 04/02/2019 tarih, 2019/345 E. - 2019/1188 K. sayılı temyiz talebinin süre aşımından reddine ilişkin mahkeme ek kararının onanmasına dair ilamı ile Dairemizin karar düzeltme isteminin reddine dair 16/05/2019 tarih 2019/6265 E.- 2019/8423 K. sayılı ilamının kaldırılmasına oybirliği ile karar verilerek borçluların temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi;
Borçlu icra takibinin şekline göre İİK’nun 62. maddesi uyarınca her türlü itirazını, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal yedi günlük sürede icra dairesine bildirmeye mecburdur.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece istem icra takibinin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımı itirazı olarak değerlendirilerek icra dosyasında yapılan işlemler arasında 10 yıllık sürenin dolmadığı gerekçesi ile zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiş ise de, aleyhine genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde borçluların, icra mahkemesine başvuruları " icra takibinin kesinleşmesinden önceki zamanaşımı itirazı " olup, İİK'nun 62. maddesi kapsamında borca itiraz niteliğinde olduğundan, takibin şekline göre itirazlar ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesinde bildirilmelidir.
Bu nedenle mahkemece, istemin, " genel haciz yolu ile ilamsız takipte her türlü itirazın icra dairesine yapılması gerektiği " gerekçesi ile reddine karar verilmesi gerekirken, esasa girilerek "zamanaşımı süresinin dolmadığı " gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz ise de Mahkemece talep reddedildiğinden sonucu itibarı ile doğru olan mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Borçluların temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibarı ile doğru olan mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nin 366. ve HUMK'nin 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 80,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/01/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy