MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde borçlunun; yetkiye, borca itirazı ile birlikte ödeme emri tebligatının ikamet adresi olmasına rağmen işyerinde daimi çalışana tebliğ şeklinde yapıldığını ve tebligat yapılan şahsın da çalışanı olmadığını ileri sürerek usulsüz tebligat şikayetinde bulunduğu, ilk derece mahkemesince; şikayetin kabulüne karar verildiği, alacaklının istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; alacaklının istinaf talebinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, usulsüz tebligat şikayetinin reddine, sair itirazlar da süresi içinde yapılmadığından reddine karar verildiği görülmüştür.
Somut olayda, ödeme emri tabligatının, "Muhatabın ... takibi sebebi ile ofis dışına çıktığını beyan eden aşağıda adı soyadı imzası bulunan daimi çalışanına tebliğ edilmiştir" şerhi ile 04/07/2019 tarihinde borçlunun yerleşim yeri adresinde Kadir Kaymak imzasına tebliğ edildiği, takip talebi ve ödeme emrinde de borçlunun adresinin mernis adresi gösterildiği, alacaklının da adresin borçlunun ... yeri adresi olduğu iddiası olmadığı gibi cevap dilekçesinde tebligat yapılan adresin borçlunun mernis adresi olduğunu beyan ettiği ve dosya içeriğinden de tebliğ yapılan adresin borçlunun yerleşim adresi olduğu, bu hususta uyuşmazlık bulunmadığı ve borçlunun sunduğu SGK hizmet dökümü belgesinden de tebligatı alan Kadir Kaymak’ın başka bir güvenlik şirketi çalışanı olduğu, borçlunun daimi çalışanı olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; tebligat adresi borçlunun ... yeri adresi olmadığı ve tebliğ yapılan kişi de borçlunun çalışanı olmadığı halde yerleşim adresine Tebligat Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca yapılan ödeme emri tebliğ işlemi usulsüzdür.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile TK'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ tarihinin, öğrenme tarihine göre düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan; yetkiye ve borca itirazın, genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde İİK.nun 62/1. maddesi uyarınca, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra müdürlüğüne yapılması gerekir. İcra müdürlüğü yerine icra mahkemesine yapılan itiraz fuzuli olup bir hukuki sonuç doğurmayacağından yetkiye ve borca itirazın da bu nedenle reddi gerekirken yazılı şekilde reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 27/10/2020 tarih ve 2020/101 E. - 2020/2335 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy